Posts Tagged ‘hipertansiyon’

Yaşam Şekli Değişikliği (Non-farmakolojik tedavi)

6.1. Yaşam Şekli Değişikliği (Non-farmakolojik tedavi)

Genellikle prehipertansiyonu veya hafif hipertansiyonu olanlarda yalnızca yaşam şekli değişikliği ile kan basıncı bir sure izlenmelidir. Hasta aşağıdaki yöntemlerle kan basıncını düzenlerse ilaç tedavisine gereksinim kalmayabilir. Yaşam şekli değişikliği tüm hipertansif hastalara önerilmelidir.

Hepsini Oku »

Son aramalar:

Hipertansiyon ve Göz

Hipertansif hastalarda gözün etkilendiği çok eskiden beri bilinmektedir. İlk kez Keith 1935’te hipertansif retinopatiyi tanımlamıştır. En pratik sınıflama ise 1996’da Dodson ve arkadaşları tarafından yapılmıştır: Grade-A, Malign olmayan retinopati (yaygın arteriyel daralmalar, fokal incelmeler, arteriyovenöz ağızlaşmalar) ve Grade-B, Malign retinopati (kanamalar, sert eksudalar, atılmış pamuk manzarası, optik disk ödemi). Hipertansif retinopatinin kan basıncı yüksekliği ile birlikteliği, kan basıncı düzeyi ile ilişkisi bilinmesine karşın klinik değeri sanıldığından düşüktür. Yani hipertansif bir kişide retinopati saptanamayabilir veya hafif ya da yeni hipertansif hastalarda retinopati gözlenebilir.

Son aramalar:

Hipertansiyon ve Beyin

Baziler arterde erken arteriosklerotik değişikliklerin yanısıra periferik arterlerdeki değişiklikler serebral korteksteki kapillerlere doğru ilerler. Arter lümenlerinde arteriolar hyalinizasyon nedeni ile daralmalar başlar, damar direnci artar. Bu değişiklikler kanama veya tıkanma ile sonlanabilir. Serebral damar tıkanıklığı veya kanamalar ile ortaya çıkan klinik durum serebral vasküler olay olarak adlandırılır. Bunun yanında, akut veya kronik kan basıncı yüksekliği durumlarında tüm beyinde damar otoregülasyon mekanizmaları bozulup ödem ve konjesyon oluşabilir. Bu duruma hipertansif ensefalopati adı verilir ve kan basıncının düşürülmesi ile düzelir.

Son aramalar: