Posts Tagged ‘Akupunktur’
AKUPUNKTUR İLE SİGARAYI BIRAKMA
Sigarayı bırakmaya karar vermiş kişinin, tedavi sonrasında yeniden başlamak için özel gayret göstermemesi gerekmektedir. Aksi takdirde başladığı yere geri döner ve tekrar sigara içmeye başlayabilir. Akupunktur tedavisi ile beyinden seratonin ve endorfin salınımı uyarılarak nikotin yoksunluğu ile ortaya çıkan bulgular engellenir. Böylece ilk 72 saatlik zor dönem ve sonrası daha rahat geçer ve kişi sigarayı zorlanmadan bırakır. 3 gün üstüste veya birer gün arayla uygulanacak 20 şer dakikalık senslarla ilk 72 saatlik dönemde vücut kontrol altına alınır. Daha sonra tedavi hastanın bağımlılık dercesine göre değişen aralıklarla enaz 5 seans devam eder.
Sigara bağımlılığı tedavisi sırasında üç sonuç ortaya çıkmaktadır.
- Kişinin sigara içme isteği azalır
- Sigara içse bile zevk almaz
- Yoksunluk belirtileri ortaya çıkmaz
Sigara içmeyi bırakan kişilerde iştah artışı olabilmektedir. Bunun için SaSoDİN iyi tedavi edilerek iştah artışı önlenir.

AKUPUNKTUR NEDİR ?
Akupunktur , vücut yüzeyindeki bazı nokta veya noktaların iğnelenmesi ile hastalıkları tedavi etmeyi amaçlayan bir yöntemdir. Ülkemizde daha çok ağrı giderilmesinde kullanılan bir tedavi şekli olarak bilinmektedir. Halbuki akupunktur sadece semtopmları ortadan kaldıran değil, hastalıkları tedavi eden bir disiplindir. Akupunktur noktaları, vücut yüzeyindeki çizgisel meridyen ve kanallar üzerinde yerleşmişlerdir.Bu noktalar, günümüzde iğne ile, basma ile, ultrasound, ışık veya elektirik akımı ile uyarılırlar. Akupunktur tedavisi bu noktaların etkilenmesine dayanmaktadır. Akupunktur, Latince bir kelime olup iğne manasına gelen acus ile delmek, iğnelemek manasına gelen punctura kelimelerinden türemiş, Batı dillerinde acupuncture halinde kullanıma girmiştir; Türkçeye iğnelemek olarak tercüme edilebilir.Akupunktur öğretisi, bir usta çırak ilişkisi içersinde olup çok yaygın olmadığından, akupunkturla karşılamak bir baht işi olmuş, işitenlere hep esrarı, biraz temelsiz, biraz inanılmaz hep çekici gelmiştir.Bu yüzdende akupunktur, ilk karşılaştığı kişileri hep şaşırtmış , sonra da cazibesi altına alarak peşine takmıştır.Mevcut tıbba başlangıçta çok aykırı gibi gözükse de tıbbi bilgilerimizi yeniden ciddi bir şekilde gözden geçirdiğimizde akupunkturun hiç de aykırı olmadığını görmekteyiz.Belki de akupunktur tıbbın yeniden yorumlanmasına sebep olacak bir geçmiş bilimidir. Batı tıbbınn mekanik bir bakışla bir makina olarak gördüğü insan vucudunu akupunktur ruh ile beraber düşünür: Eğer böbrekleriniz ile ilgili bir probleminiz varsa, korkuya açık, dalağınızla ilgili bir probleminiz varsa hep kötü bir şeyler olacakmış gibi kaygılı bir yapınız var demektir.Tedavi esnasında hem organ, hemde de organın hastalanması ile ortaya çıkan psikolojik sorun çözümlenmeye çalışılır. Akupunktura göre her hastalığının kendisine has bir psikolojisi vardır.
