Safra Yollarının Malign Tümörleri
Kolanjiokarsinom safra yolu epitelinden gelişir ve intrahepatik veya ekstrahepatik safra ağacının herhangi bir yerinde görülebilir. Kolanjiokarsinom nadir bir tümör olup prognozu kötüdür. Otopside safra yolları Ca rastlama insidansı % 0,3’dür. Safra yolu taşlarının oluşumunda bir rolü olup olmadığı hakkında bir delil yoktur. Sklerozan kolanjit ile tümör arasındaki ilişki hala iyi tarif edilememiştir. Bu tümörler nadir metaztaz yapan, yavaş büyüyen tümörler olmasına rağmen hepatik arter, portal ven gibi yapılara yakınlığı nedeni ile rezeksiyon şansı düşüktür.
Kolanjiokarsinom üç kısımda incelenebilir: intrahepatik, ekstrahepatik üst 1/3 (Hiler), ekstrahepatik alt 1/3. Bu basit ve güncel sınıflandırma anatomik dağılım ile korelasyon göstermektedir. Bu lezyonların takriben 2/3 ü proksimal kanallarda ve sıkça sağ ve sol ana hepatik kanalların ayrım yerinde (Klatskin tümörü) lokalize olurlar. Tümörler genellikle küçüktür, fakat kanalın bütün katlarını tutarak skiröz yapıda büyürler ve kanal tıkanıklığına sebep olurlar. Proksimal lezyonlar genellikle hepatik parankimaya doğru genişlerler. Nadiren, ampulla Vateri karsinomlarında olduğu gibi polipoid yapıda olurlar ve daha iyi bir prognoz gösterirler.
Duktal lezyonlar adenokarsinom tipindedir. Tümörlerin çoğu iyi diferansiyedir ve belirgin fibrozis ile birlikte bulunurlar. Perinöral tutulum sık görülür. Bu nedenle intraoperatif frozen section genellikle zordur. Karaciğer ve rejyonel lenf bezleri en sık metastaz yaptıkları alanlardır. Operasyon sırasında % 50 oranında metastaz yapmış oluğu tespit edilir. Bazı vakalarda multisentrik duktal tümörler bildirilmiştir.
Görülme yaşı 60′lı yaşlardır. Erkekler kadınlardan çok daha fazla etkilenir. Kolanjiokarsinom primer sklerozan kolanjit, koledok kistleri, ve bazı parazitik enfeksiyonlarla birlikte olabilir.
Tanı: Sarılık, kilo kaybı, ve ağrı en sık rastlanan semptomlardır. Sarılıktan sonra genellikle kaşıntı başlar. Hastaların tamamında iştah kaybı ile birlikte belirgin kilo kaybı bulunur. Hastaların yarısında karın ağrısı bulunur. Tıkanıklık nedeniyle oluşan kolanjit bulunabilir.
Tıkanma sarılığına uyan laboratuar bulguları mevcuttur: Billirubin ve alkalen fosfataz yüksekliği ve transaminazlarda hafif yükselme. Yükselmiş CEA seviyeleri safrada tespit edilebilir.
Ultrasonografi: Safra kanalındaki kitleyi, safra kanal dilatasyonunu ve tümörün karaciğer içindeki yayılımını göstermektedir. Duplex sonografi aynı zamanda kitlenin damarsal yapılar ile ilişkisini göstermektedir. Bazı yayınlarda ultrasonografi ile portal ven ile olan ilişkinin % 80 oranında doğru olarak tespit edildiği belirtilmektedir.
Tomografi: Kitlenin tespitinde ve karaciğer ile olan ilişkisinin tespitinde faydalı olmaktadır.
İnce iğne aspirasyon Byopsisi: Özellikle intrahepatik ve perihiler kolanjiokarsinomlarda faydalıdır. Ultrasonografi, tomografi veya PTK eşliğinde sitolojik bypsi yapılabilir. Olguların % 75′inde doğru tanı saptanabilir.
ERCP: Alt 1/3 safra yolu tümörlerinde faydalıdır. Preoperatif hazırlık açısından pankreas başı tümörleri ile bir farklılık bulunmamaktadır.
PTC: İzole intrahepatik safra yolları dilatasyonu mevcudiyetinde faydalıdır.
Anjiografi: Tümörün arterial ve portal yapılar ile olan ilişkisini göstermektedir. Ancak günümüzde dublex sonografi ve CT-portografi bu tetkikin yerini almaktadır.