Renal Hipertansiyon
: En sık görülen (%70) sekonder hipertansiyon nedenidir.
4.1.1. Renoparankimal hipertansiyon: Bu grupta en sık görülen tiptir (böbreğin parankim hasarı sonucu ortaya çıkan hipertansiyon). Renoparankimal hipertansiyonda, özellikle nefron sayısında azalma belirginse; hipervolemi, total vücut Na+’unda ve periferik damar direncinde artış saptanabilir. Bilateral renoparankimal hipertansiyon nedenleri; glomerülonefritler, polikistik böbrek hastalığı, interstisyel nefrit ve diyabetik nefropati; unilateral renoparankimal hipertansiyon nedenleri; pyelonefrit, soliter renal kist, renal travma (Page böbreği), segmental hipoplaziler (Ask-Upmark böbreği), renal tümörler.
4.1.2. Renovasküler hipertansiyon, tek taraflı renal arter darlığına bağlı böbrek perfüzyonunun bozulması ve renin-anjiotensin sisteminin aktive olmasına, çift taraflı darlıkta ise hipertansiyon nedeni göreceli volüm fazlalığıdır. Kesin tedavisi olan ender hipertansiyon türlerindendir. Renal arter darlığı genç-orta yaşlı bayanlarda fibromüsküler displaziye, ileri yaşlarda ise aterosklerotik yapıya bağlı olarak gelişir. Fibromüsküler displazinin en çarpıcı bulgusu renal anjiografide tesbih dizisi şeklinde daralmalar olmasıdır. Renal arterin daha distalinde veya segmenter arterlerde gelişir. Aterosklerotik stenoz ise daha proksimalde, ostiuma yakın yerleşimlidir. Tanıda, fizik incelemede renal arter trasesinde üfürüm duyulması, tedaviye dirençli bir hipertansiyon olması, tek taraflı renal arter darlığı olanlarda USG’de o böbreğin diğer böbreğe göre küçülmüş olması ve diğer özel yaklaşımlar (renal sintigrafi, kaptoprilli renal sintigrafi, Doppler USG, IVP, plazma renin düzeyi vb.) değerlendirilir. Selektif renal anjiografi, tanıda en değerli yöntemdir.
4.1.3. Postransplant hipertansiyon: Böbrek nakli yapılmış hastaların yarısında görülebilmektedir. Multifaktöriyeldir. Etyolojide; hastaya ait faktörler (Hastanın böbrek naklinden önce hipertansif olması, vericinin hipertansif olması), transplantasyona ilişkin faktörler (Nakledilen böbrek arterinde darlık olması), ve immünsüpresif ilaçlara ait faktörler (vazokonstriksiyon, su ve sodyum tutulumu) söz konusudur.