Parazitik Olmayan Dalak Kistleri

Parazitik olmayan dalak kistleri seyrek görülen hastalıklar­dandır. Literatürde bildirilen 1000 kadar olgu vardır. En sık 20-45 yaş arasında görülürler. Kadınlarda biraz daha sıktır. Sıklıkla asemptomatiktir. En sık belirti sol üst kadran ağrı­sı ve dolgunluk hissidir. Tüm hastalarda klinik ya da rad­yolojik splenomegali saptanır. Morgenstern’in 23 hastalık sensinde en sık bildirilen tip, kist iç yüzeyinin skuamöz epitelle döşeli olduğu epidermoid kist tipidir.

Parazitik olmayan kistlerin tipik bir görünümü vardır. Kist duvarının içi beyaz ya da gri-beyaz renkte, düzgün ve parlaktır ve fibröz trabeküler bir yapı gösterirler. Kist sıvı­sının akışkanlığı değişkendir. Berrak ya da sarı, yeşil, kah­verengi olabilir. Kist sıvında karsinoembriyonik antijen ve Ca 19-9 düzeyleri yüksek bulunabilir. Kist duvarının mik-roskopik incelenmesinde epitel yüzeyi mezoteliyal, transiz-yonel veya epidermoid yapıda olabilir. Bazı kistlerde her üç tip epitel de bulunabilir. Belirgin bir epitel tabakası bu­lunmaması yetersiz kesit alınmasına veya epitelin dökül­mesine bağlı olabilir.

Bu kistlerin büyük olasılıkla konjenital oduğu düşünü­lür. Kist boyutları milimetrik olabildiği gibi 20-25 cm çapa da ulaşabilirler. Tanıda en sık ultrasonografi kullanılır. Pa-

razitik olmayan dalak kistlerinin ancak % 5 kadarı kompli-kasyonlara yol açar. Travmatik ve nadiren spontan perfo-rasyon göstererek peritonite neden olabilirler. Sekonder kist infeksiyonu gelişebilir. Hipersplenizm ve böbreğe bas­kı yaparak hipertansiyon gibi komplikasyonlar da bildiril­miştir.

Dalak kunt karın travmalarında en sık yaralanan or­gandır. Dalağın travmatik kistleri beklenen şekilde organi­ze olmayan büyük, subkapsüler veya intrasplenik hema-tomlardan gelişirler. Normalde bu hematomlarm organize olarak rezorbe olmaları veya fibröz doku ile yer değiştir­meleri beklenir. Bu seyirin olmaması halinde kistik bir de­ğişime neden olabilirler. Bu tür kistlerde epitel tabakası yoktur.

Dalak kistlerinin sınıflandırılması tartışmalıdır. Epitel tabakası olup olmamasına bağlı olarak yapılan sınıflamalar (gerçek ve yalancı kist) olduğu gibi kistin gros görünümü esas alınarak yapılan sınıflamalar da vardır (Tablo 1).

Klasik tedavi yöntemi splenektomidir. Dalağın korun­mak istenmesi halinde, kısmi splenektomi de bir tedavi se­çeneğidir. Kısmi splenektominin zorlukları nedeni ile kis­tin arka duvarı bırakılarak totale yakın çıkarılması da öne­rilen bir tedavi şeklidir. Bu daha basit ve kansız bir ameli­yat yöntemidir. Sakıncası ise rekürrens olasılığıdır. Dalak kistlerinin tedavisi açık cerrahi ile yapılabildiği gibi lapa-roskopik olarak de yapılabilir. Küçük, belirti vermeyen ve radyolojik incelemelerde düzgün duvarlı ve solid alan içer­meyen kistlerde ameliyatsız izlem yapılabilir. Duvarda kal-sifikasyon olması tek başına ameliyat indikasyonu değildir.

Tablo 1. Dalak Kistlerinin sınıflandırılması

Parazitik Parazitik olmayan

1.    Konjenital

a.    Mezoteliyal, transizyonel veya epidermoid hücre
sırası ile döşeli

b.    Hücre sırası ile döşeli olmaksızın tipik makroskopik
görünüm

2.    Neoplastik

a.    Endotel kaynaklı: Lenfanjiom, hemanjiom

b.    Kist yapısında primer veya metastatik tümörler

  1. Travmatik
  2. Dejeneratif

1450

DALAK KİST, APSE VE TÜMÖRLERİ • 1451

Aspirasyonla kist içeriğinin boşaltılması uygun bir tedavi yaklaşımı değildir. Bu işlem sonrası tekrar sıvı toplanması kural gibidir.

Son aramalar:

Leave a Reply