KANSER
ABD’de kolon ve rektum kanseri tüm malignensilerin %15’ini oluşturur ve yıllık olarak tespit edilen 100.000’in üzerinde yeni vaka ile sıklığını arttırmaktadır. ABD’de malign hastalıklara bağlı ölümlerde akciğer kanserlerinden sonra ikinci en sık ölüm nedenidir.
Akciğer ve mide kanserlerinden farklı olarak, özellikle erken tanı yapılabilirse, kolon kanserleri şifa açısından iyi bir sona sahiptirler. Kolon kanserleri 45 yaş altında nadirdir; yeni tanı konulanların ortalama %80’i 55 yaşın üzerinde hastalardır. Sebebi bilinmemektedir ve karsinojenlerle olan mutlak ilişki hakkında büyük bir centroversy deal’i vardır.
Speculation’lar, az kalıntılı besinler, yüksek yağ ve yüksek beef diyetler, bakteriyel toksinler ve ağız yoluyla alınan veya safra asitleri gibi maddelerin metabolik yıkımı sonucu oluşan karsinojenler nedeniyle gelişen ve uzamış uzamış geçiş zamanları ve stazı içerir. Kolon kanserlerinin genetikleri anlaşılmaya başlamıştır. Kolon kanserlerinin %1’i , adenematoz polipozis koliye (APC veya ailevi polipozis) sebep olan bir gen mutasyonu ile birliktedir. Kalıtsal nonpolipozis kolon kanseri (kolon kanserlerinin %5-10’u), birçok DNA tamir genindeki kalıtsal mutasyonlar ile birliktedir.
Bu kanserler sıklıkla sağ kolonda gelişirler ve ailelerde birçok mide, uterus ve over kanserleri vakası vardır. Kolon kanserlerinin %50’si, artmış bir kalıtımsal kolon adenomu (APC dekinden daha az miktarda polip vardır) geliştirme eğilimi ile birlikte gibi görünmektedir; bu faulty geni tespit edilmemiştir.
Parmakla rektum muayenesi ve fleksibl sigmoidoskopi, bu kanserlerin %60’ının tanısını koyacaktır. Eğer tümör lenfatiklere ve kan damarlarına yayılmadan önce teşhis edilebilirse, hasta mükemmel bir kür şansına sahiptir.
Eğer mevcut olan teşhi metodları daha etkili bir şekilde doktorlar tarafından kullanılabilirse, mevcut mortalite önemli oranda azaltılabilir şekilde tanı erken ve iyi bir şekilde konabilir. Aslında , cerrahi anındaki hastalık evresinde yıllardır çok az bir değişiklik olmuştur; ortalama %40’ı barsak duvarına lokalizedir ve serozanın arkasına yayılmaz ve şifa için en yüksek potansiyele sahiptir. Yıllar içinde, operasyon sonrası prognozda çok az bir iyileşme olmuştur. Adenokarsinom, ve komşu yapılara invazyon ile yayılır. Sonra lenfatiklere, yerel lenf nodlarına ve venlere girer ki tümör hücreleri bunlar yolu ile uzak noktalara taşınırlar.(metastazlar) Patologlar, kolorektal karsinomlar için bir evreleme sistemi geliştirmişlerdir. Evre A tümörler mukozaya sınırlıdır. Evre B2 tümörler, basak duvarına yayılmışken, evre B1 tümörler muskularis propria içine yayılmış ancak arkasına taşmamıştır. Evre C tümörler yerel lenf nodlarına metastaz yapmıştır. 5 yıllık sağkalım, tek başına cerrahi sonrasında, evre A için %80, evre B1 için %65 ve evre C için %30 dur. Ümitvarız ki, kan pozitif vakaların kolonoskopisinden sonra gaitada gizli kan için tarama, lokalize evrede tanısı konan kanser vakalarının sayısını arttıracaktır.
Sol ve sağ yarı kolonların karsinomları distinet şekilde farklı yaşam hikayelerine sahiptirler.