Kan Basıncının Değişkenliği

Kan basıncı; anlık (kan basıncı ve solunum etkisi ile), günlük (mental ve fiziksel aktiviteler ile), diurnal (uykuda kan basıncının düşmesi), mevsimle ve yaşa bağlı olarak sürekli bir değişim içindedir. Normal insanlarda, diurnal ritmi nedeniyle kan basıncı, gündüz daha yüksek iken uykuda daha düşük değerlere iner (“dipper”). Bu özelliği olmayan kişilerde (“non-dipper”) kardiyovasküler risk daha yüksektir. Ayrıca daha uzun vadede yaşla birlikte hem sistolik hem diyastolik kan basıncında yükselme izlenir. Ortalama 52 yaşından sonra diyastolik kan basıncı artış göstermez iken sistolik kan basıncı yükselmesini sürdürür. Yani nabız basıncı giderek artar. Nabız basıncının yüksek olması da kardiyovasküler hastalık riskinin artmasına neden olur. Yani yaşlanmayla birlikte risk her insanda artmaktadır. Bunun yanında; sigara içimi, kafeinli ve alkollü içecekler kan basıncını geçici olarak yükseltir.

Kan basıncı ne kadar değişken olursa, ne kadar dalgalı olursa zarar verici etkisi o kadar belirgin olur. Bazı anti-hipertansif ilaçların koruyucu özellikleri bu dalgalanmayı azaltmasından kaynaklanmaktadır.

“Beyaz önlük etkisi” denilen kavram, normal olan kan basıncının ölçüm yapılan ortamdan veya ölçümü yapan kişiden kaynaklanan yükselmelerini niteler. Masum bir bulgu değildir. Bu tür sorunları olan kişilerde uzun dönemde kardiyovasküler hastalık gelişim riskinin yüksek olduğu belirlenmiştir.

Son aramalar:

Leave a Reply