Hipovolemik Şok Tedavisi

Öncelikle hastanın hava yolunun sağlanması ve oksijenasyon ve ventilasyonunun idamesi önemlidir. Ciddi şok olgularının çoğu entübasyon ve mekanik ventilasyona ihtiyaç duyar.  Havayolu ve solunum desteği sağlandıktan sonra dolaşım düzenlemelidir. Eğer yarada kanama var ise direk bası ile durdurulabilir. İki tane geniş intraket ile damar damar yolu sağlanmalı ve sıvı resusitasyonu başlamalıdır. Damar içi hacmini yeniden sağlamak için izotonik kristaloidler (Ringer Laktat vb.) ya da İzo-onkotik kolloidler Kullanılabilir.

Ciddi şok olgularında hızlı bir infüzyonla 1-2 Lt sıvı başlangıçta verilmelidir. Eğer  2 lt  sıvıya rağmen hipotansiyon devam ediyorsa başka önlemler alınmalıdır. Eğer olay hemorajik  şok ise ve başlangıç sıvı tedavisine cevap alınamamışsa kan transfüzyonu yapılmalıdır. Taze kroslanmış tam kan tercih edilir. Ama ciddi kanama var ise veya kan bulunamıyor ise O grubu eritrosit verilebilir.

Santral venöz kateter veya pulmoner kateterizasyon gerekebilir. Bu sayede verilecek sıvı miktarı ve hızı kontrol edebilir.

Hastaya idrar sondası takılarak idrar çıkışı izlenmelidir. Saatte 0,5 –1 mm/kg idrar çıkışı sağlanmalıdır. Bu miktar normal kalp hızı, kan basıncı yeterli kapiller dolgunluk ve normal duyarlılık anlamına gelmektedir. Sıvı açığını kapamadan verilecek az miktarda sıvı veya diüretikler şoku daha da kötüleştirir, metobolik asidoz, MOF ve ölüme yol açabilir.

Hipovolemik şokta tedavide 3 faz vardır.

Faz–1. Travma ile başlayıp(kanama veya sıvı kaybı), cerrahi veya kanama kontrolu arasında geçen dönem. Hasta hipovolemiktir, VK mevcuttur. Asidemi vardır, HCO3 azalmıştır. 1 Ünite kana 4 kat dengeli elektrolit solusyonu verilmelidir.

Faz–2: Hemostazın tamamlanması ile başlar, sıvı sekestrasyon periyotudur. Sıvı birikimi artar. Mikrovasküler membran permiabilitesi artar. Abdominal kompartman hipertansiyon sendromu gelişebilir. Ekstravasküler sekestrasyon fazının ardından diüretik faz başlar. 2–4 günlerde başlar.

Faz–3 diüretik faz başlar, sıvı sekestrasyonu mobilize olur. Kompartmanlara dağılır. Bu aşamada yapılan inotrop tedavi ve diüretik tedavi faydalı olmaktadır.

Tüm sıvı tedavisine rağmen ısrarlı hipotansiyon ve hipoperfüzyon durumunda vazoaktif ilaçlar denenebilir. Dopamin Tansiyonun 60mm/Hg’ın altına düştüğü olgularda verilebilir.

Kalpte β-adrenerjik, periferde a -adrenerjik etki yapar. Kalp hızını artırır, VK yapar.

Dopamin ile TA düzeltilemiyorse daha güçlü bir ilaç olan Noradrenalin verilebilir. Bu tür Katekolaminlerin kullanılması halen tartışmalıdır. Bazı yayınlarda Katekolamin infüzyonlarının mortaliteyi artırdığı belirtilmektedir.

Şokta hipertonik salin veya kolloid solusyonları volum genişletici olarak verilebilir.Taze donmuş plazma, albumin, dekstran, hetastrach, hipertonik NaCl ile plazma volumu hızlı bir şekilde restore edilmektedir. Ayrıca izotonik solusyonlara göre daha az sıvı verilmesi söz konusudur.

Son yıllarda hipovolemik şokta yapay kan ürünleri gündeme gelmiştir. Perfloro Karbon solusyonları bu amaçla kullanıma girmektedir.

Son aramalar:

Leave a Reply