FLAVONOİDLER VE ANTİ OKSİDAN ÖZELLİKLERİ
Yiyeceklerin hazırlanması ve tüketimi esnasında ortaya çıkan major değişikliklerden birisi de oksidasyondur. Antioksidanlar (AO); diyetin temel bir maddesi olan lipidlerin oksidatif bozulmasını önleme yoluyla gıda kalitesini korur. Tüm flavonoidler, güçlü antioksidan aktiviteye sahiptirler. Flavonoidler vazodilatatör, immünstimülan, antiallerjik, östrojenik, antiviral etkileri de söz konusudur. Ayrıca anti inflamatuar özellik gösterirler. Antioksidan özellikleriyle LDL’nin oksidasyonunun önlenmesinde yardımcıdır. Flavonoidin esas kaynaklarını; çay (%61), soğan (%13) ve elma (%10) oluşturmaktadır. Bunun yanında Akdeniz kültüründe 10-20 mg/L flavonoid içeren kırmızı şarabın önemli bir kaynak oluşturduğu belirlenmiştir. Soya fasulyesi, yer fıstığı, hardal, pirinç, susam, zeytin, soğan, patates, yulaf, zeytin gibi sık tüketilen gıdalarda flavonoid içerik gösterilmiştir. Adaçayı, kekik, biberiye, karabiber ve karanfil gibi baharatların güçlü AOA’ya sahip oldukları uzun süredir bilinmekte ve gıda korunmasında yaygın olarak kullanılmaktadırlar. Sarımsak vitaminden zengin bir AO’dır. Kardiyoprotektif etkisinin lipit ve kan basıncını düşürmesi, antiplatelet, AO ve fibrinolitik etkileri ile ilgili olduğu düşünülmektedir. Sentetik bir flavonoid olan Ipriflavon 1960’ların sonlarında üretilmiş ve hayvan besinlerine karıştırıldığında kemikte total Ca+² arttırdığının gösterilmesi sonucu osteoporoz tedavisinde kullanımı gündeme gelmiştir (8-9-10).