Archive for the ‘Şifalı Bitkiler’ Category

Zerdeçal Kullanımı Ve Faydaları

Zerdeçal nedir ve zerdeçal faydaları nelerdir? Hint safranı olarak da bilinen zerdeçal özelikle  Pakistan Çin Hindistan gibi ülkelerde yetiştirilmektedir. Tropik ülkelerde kültürü yapılmaktadır. Ülkemizde ise yetişmemektedir.

Köri tozunun temel öğelerinden olan zerdeçal Batıda daha çok baharat olarak kullanılmasına rağmen Asyada uzun zamandan beri doğal ilaç olarak kullanılmaktadır.

Etken maddesi curcumin olan zerdaçalın 3 gramında yaklaşık olarak 30 ila 90 mg curcumin bulunur. Zerdeçalın kullanılan kısmı toz haline getirilmiş köküdür. (zerdeçal tozu)

Zerdaçal Faydaları Nelerdir?

Antioksidan etkilidir. Curcuminin antioksidan etkisinin E ve C vitaminlerinden daha güçlü olduğu görülmüştür.

İltihap giderici özelliği vardır.

Zerdeçal karaciğer için yararlıdır. Karacigeri güçlendirir ve karaciğerden toksinlerin atılmasına yardım eder.

Solunum yolu enfeksiyonların tedavisinde yararlanılır.

Curcumin kansere karşı koruma sağlar ve tümör hücrelerinin çoğalmasını engelleyici özelligi vardır.

Yapılan araştırmalarda cilt kolon, ve gögüs kanseri için faydalı olabileceği görülmüştür.

Safra kesesi ve safra yollarının fonksiyonel hastalıklarına karşı etkisi zerdeçal yararları arasındadır.

Deneysel çalışmalarda zerdaçalın kolesterolü azaltıcı etkisi belirlenmiştir.

Kalp hastalıklarını önleyebileceği yine yapılan araştırma sonuçlarından biridir.

Zerdeçal kullanımı hazmı kolaylaştırır.

Sigaranın verdigi zararları önemli ölçüde azaltabileceği yapılan bir çalışmada görülmüştür.

Haricen deri rahatsızlıklarında yararlıdır.

Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde zerdeçalın Kistik fibroz tedavisinde önemli fayda sağlayabileceği gösterilmiştir.

Almanya Sağlık Bakanlığının bitkisel preparatların hazırlanması ve ruhsatlandırılmasından sorumlu E Komisyonu zerdeçal rizomunun safra kesesi ve safra yollarının fonksiyonel hastalıklarında ve hazımsızlıkta kullanılabileceğini belirtmiştir.

Zerdeçal Nasıl Kullanılır ?

Zerdeçal bal ile karıştırılıp ya da yemeklere katılarak kullanılabilir.

Kapsül halinde günde 1-3 tablet alınır.

Üzümün Faydaları

Üzümün ‘doğum kontrol haplarının yan etkilerini de azalttığı’ ortaya çıktı. Uzmanlar, kadınlara ideal bir diyet besini olan üzümü bol tüketmelerini tavsiye ediyor.

Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeki Kara, kalori değeri yüksek olan üzümün kalsiyum, potasyum, sodyum ve demir yönünden zengin olduğunu, A, B1, B2 ve C vitaminleri açısından da önemli bir besin kaynağı olduğunu kaydetti. Üzümün bazı karaciğer hastalıkları ve kansızlığın tedavisinde etkili olduğunu, yüksek tansiyonu da kontrol altında tuttuğunu kaydeden Prof. Kara, üzümdeki meyve asitleri ve liflerin mideye zarar vermeden, böbrek ve bağırsak sisteminin çalışmasını düzenlediğini dile getirdi. Prof. Kara, üzümün doğum kontrol haplarının yan etkilerini azalttığını vurgulayarak, kadınlara üzüm yemelerini tavsiye etti. Prof. zeki Kara, üzümün ideal bir diyet besini olduğunu da belirtti.

guatr hastalıkları için bitkisel çözümler

Guatr tedavisinde, dereotu ve tereotu çok yararlıdır. Her salatanıza mutlaka bu bitkilerden koymanız gereklidir.

* 25 gram dereotu tohumu ile 25 gram teretohumunu toz haline getirin. Ardından bir kilo bal ile karıştırarak macun haline getirin. Bu macundan her yemekten önce aç karnına bir kaşık yiyin.

* Bir tatlı kaşığı kurtpençesini, bir su bardağı kaynar suyun içinde kaynatmadan 5 dakika demlendirip süzün. Sabah akşam bir su bardağı için.

Her türlü troid hastalığına karşı yararlıdır.

D Vitamini Prostat Kanserinden Koruyormu?

D vitamini, bilindiği gibi sadece kemikleri güçlendirmiyor. Aynı zamanda birçok rahatsızlığa karşı vücudu koruyor. Araştırmalar, “güneş ışığı vitamini” olarak bilinen D vitamininin prostat kanserinin gelişimini engellemede önemli rol oynadığını ve vücutta bulunan prostat kanseri hücrelerini hızlı şekilde öldürdüğünü gösteriyor. Son on yıl boyunca yapılan araştırmalar, D vitamini ve prostat kanseri arasında bir ilişki olduğuna dair düşünceleri ortaya çıkardı. Birçok çalışmaya göre D vitamini seviyesinin yetersiz olduğu durumlarda prostat kanseri gibi kanser risklerinin arttığı görülmesine rağmen bu araştırmaların tümü doğrulanmadı. Bu araştırmalar, D vitamini eksikliği tedavisi konusunda genel olarak bilgi verse de D vitaminin prostat kanserine engel olduğuna dair hala daha geniş araştırmalara ihtiyaç var. D vitamini aslında sadece bir vitamin değil, çünkü A vitamini gibi yiyeceklerden alınmıyor. Vücut, hormonlarda olduğu gibi D vitaminini de kendi üretiyor. D vitamininin kalp sağlığı açısından da birçok yararı bulunuyor. Yapılan araştırmalar kalp krizi, inme, kalp yetmezliği olan kişilerin kanlarında D vitamininin düşük oranlarda olduğunu gösteriyor.

Öksürüğü Geçiren Bitkiler

Andız otu kökü ezilip balla karıştırılarak yenirse öksürüğü dindirir, balgamı söker.

Ardıç taze meyvelerinin ezilmesi ile elde edilen şurup öksürüğe çok iyi gelir.

Böğürtlen yaprakları içeriği oluşmadan toplanıp gölgelikte demetler halinde kurutulur ve bundan yapılan şurup kanı temizler, öksürüğe, iyi gelir.

Ebegümeci göğsü yumuşatır. Öksürük kesici olduğundan bronşite ve nezleye iyi gelir. Bulantı ve kusmalara karşı da yararlıdır.

Gelincik çiçeklerinden yapılan şurup, ağrıları dindirici ilaç olarak kullanıldığı gibi öksürüğe ve öksürük gıcığına etkilidir.

Ihlamur çayı :Kronik öksürüğü keser. Ter ve balgam söktürücüdür.

Kenevir çayı balla tadlandırılıp içilirse, öksürük boğmaca ve ses kısılmasına iyi gelir.

Kırmızı yaban mersini yapraklarından yapılan şurup öksürüğe etkili olur.

Meşe ağacı kabuklarından yapılan çay kanlı öksürük ve kan kusmaya çok iyi gelir.

Meyan kökü şurubu öksürüğe iyi gelir.

Yaban eriği ezilerek şekerle pişirilirse öksürüğü yok eder.

FLAVONOİDLER VE ANTİ OKSİDAN ÖZELLİKLERİ

Yiyeceklerin hazırlanması ve tüketimi esnasında ortaya çıkan major değişikliklerden birisi de oksidasyondur. Antioksidanlar (AO); diyetin temel bir maddesi olan lipidlerin oksidatif bozulmasını önleme yoluyla gıda kalitesini korur. Tüm flavonoidler,  güçlü antioksidan aktiviteye sahiptirler. Flavonoidler vazodilatatör, immünstimülan, antiallerjik, östrojenik, antiviral etkileri de söz konusudur. Ayrıca anti inflamatuar özellik gösterirler. Antioksidan özellikleriyle LDL’nin oksidasyonunun önlenmesinde yardımcıdır.  Flavonoidin esas  kaynaklarını; çay (%61), soğan (%13) ve elma (%10) oluşturmaktadır. Bunun yanında Akdeniz kültüründe 10-20 mg/L flavonoid içeren kırmızı şarabın önemli bir kaynak oluşturduğu belirlenmiştir. Soya fasulyesi, yer fıstığı, hardal, pirinç, susam, zeytin, soğan, patates, yulaf, zeytin gibi sık tüketilen gıdalarda flavonoid içerik gösterilmiştir. Adaçayı, kekik, biberiye, karabiber ve karanfil gibi baharatların güçlü AOA’ya sahip oldukları uzun süredir bilinmekte ve gıda korunmasında yaygın olarak kullanılmaktadırlar. Sarımsak vitaminden zengin bir AO’dır. Kardiyoprotektif etkisinin lipit ve kan basıncını düşürmesi, antiplatelet, AO ve fibrinolitik etkileri ile ilgili olduğu düşünülmektedir. Sentetik bir flavonoid olan Ipriflavon 1960’ların sonlarında üretilmiş ve hayvan besinlerine karıştırıldığında kemikte total Ca+² arttırdığının gösterilmesi sonucu osteoporoz tedavisinde kullanımı gündeme gelmiştir (8-9-10).

YILLANMIŞ SARIMSAK MUCİZESİ

Gaziantep- Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Biyokimya Klinik Şefi Prof. Dr. Necat Yılmaz, yıllanmış sarımsak ekstraktı (AGE) kullanımının birçok faydası bulunduğunun bilimsel olarak ispatlandığını, Anadolu insanının aslında kendi geliştirdiği yöntemlerle çoğu zaman kendi devasını bulduğunu söyledi.

”Birçok insanın bilip uygulamaya çalıştığı bir yöntemdir AGE hazırlamak. Fakat farklı farklı uygulamaları vardır” diyen Prof. Dr. Yılmaz, ”Sarımsak çiğ yendiği zaman kokusunun yanı sıra zararlı olabilmektedir. Sarımsak özel olarak hazırlanan bir yöntemle en az 6 ay bekletildiğinde, istenmeyen bileşikler yok edilmekte, mucizevi doğal bir bileşik ingilizce adıyla Aged Garlic Extract (AGE) isimli kokusuz sarımsak ekstraktı oluşmaktadır” diye konuştu.

Türkiye’de çok sık tüketilen sarımsağın çiğ yendiğinde yarardan çok zarar görüldüğünü, çiğ tüketimin sarımsaktan faydalanılmasını engellediğini ifade eden Prof. Dr. Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: ”Çiğ tüketilen sarımsaktaki ‘Allicin’ denen madde, kolesterol düşürme etkisi yanında, karaciğer, mide, bağırsak sistemini tahriş edip, erkeklerde sperm hareketlerini yavaşlatmaktadır. Oysa dövülmüş sarımsak suda en az 6 ay kadar bekletildiğinde mucize bileşiği ”S-Alilsistein (SAC)” açığa çıkmaktadır. Bu mucize madde karaciğeri koruyucu, savunma sistemini güçlendirici, kanseri önleyici ve tüm kemoterapatik ilaçların istenmeyen yan etkilerini azaltıcı etkiye sahiptir. Ayrıca bu ekstrakt, kötü kokmayan gençlik iksiri gibidir.”
“Zaman bizi haklı çıkardı”

Zamanın kendilerini haklı çıkardığını görmekten dolayı mutlu olduğunu, en son UCLA üniversitesinden Amerikalı araştırmacıların AGE ve B vitaminin birlikte kullanımının henüz damar sertliği gelişmemiş kişilerde oluşumu engellediğini ve kolesterol düşürdüğünü gösterdiklerine dikkati çeken Prof. Dr. Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: ”İlaveten birçok hastalığa yol açan homosistein ve oksitlenmiş zararlı bileşikleri de sarımsak ekstraktının düşürdüğünü gösterdiler. 2005-2007 yıllarını kapsayan bu klinik çalışma, ‘Preventive Medicine’ isimli saygın tıp dergisinin son sayısında yayınlandı. Ülkemizin ilaç harcamalarını azaltmak için sağlıklı beslenmek şart, insanlarımızı beslenme konusunda bilgilendirmek gelecek nesilleri daha sağlıklı yapacaktır.” Prof. Dr. Yılmaz, Avrupalı ve ABD’lilerin yıllanmış sarımsak mucizesini keşfettiğini, ilaç yapma hazırlıklarında olduklarını kaydetti.

Hazırlanışı

Anadolu’da yaşayan insanların yıllardır kullandığı yıllanmış sarımsak ekstraktı şöyle hazırlanıyor: 1 kilo sarımsak soyulup, iyice eziliyor. Bir kavanozun içine konan ezilmiş sarımsakların içine 1 litre su, 5 adet de limon sıkılarak karıştırılıyor, bu karışımın içine 1 litre de sirke ekleniyor. Bunlar karıştırıldıktan sonra kavanozun kapağı iyice sıkılıp, karanlık ve serin bir yerde 6 ile 10 ay arasında bekletiliyor. Daha sonra yıllanan sarımsak günde bir tatlı kaşığı tüketiliyor. Hiçbir yan etkisi olmayan karışımın kokusuz ve çok lezzetli bir tadı olduğu bildirildi.

Domuz gribinden koruyan yiyecekler

Vatan Gazetesi’nin haberine göre,bilim adamları aşıdan önce dikkat edilmesi gereken noktanın bağışıklık sistemini güçlü tutmak olduğuna dikkat çekti.

Bunun yanında hastalığa yakalandığınız zaman virüsü yenebilmek için de en önemli önkoşul bu. İşte bağışıklık sistemini domuz gribine karşı güçlü tutmak için tüketmeniz gereken gıdalar:

Kırmızı biber: Portakalda bulunan C vitamininin 2 katını içerir. C vitamini gribin etkisini yüzde 80 oranında azaltabilecek kadar güçlü bir silahtır.

Yoğurt: İçinde bağırsaklarda mikroplarla savaşan yararlı bakteriler olan probiyotik bulunur. Böylece grip virüsü vücutta barınamaz.

Yeşil çay: Bağışıklığı güçlendiren “epigallocatechin gallate” isimli kimyasalı içerir. Günde 3 fincan tavsiye ediliyor.

Ginseng: ABD’li bilim adamları günde 2 tane 200mg’lık ginseng kökü kapsülü alan insanların grip riskinin yüzde 31 azaldığı belirlendi. Bağışıklığı harekete geçirir.

Badem: Hastalıklarla savaşan antioksidan E vitamini bakımından zengindir. Gripten korunmak için her gün bir ara öğün olarak 24 tane badem yemeye çalışın.

Taze patates: İçindeki “beta carote ”, gribe karşı koruma özelliğini verir. Vücutta A vitaminine çevriliyor ve grip tedavisinde önemli rol bir oynuyor.

Tavuk suyuna çorba: Vücutta mukus üretimini artırarak gribin boğaz ağrısı ve öksürük gibi etkilerini yatıştırmaya yardımcı olur.

Sarımsak: Sülfür maddesi grip sezonunda bu hastalığa yakalanma riskini 2.5 kat azaltıyor ve virüsü öldürme özelliği de bulunuyor. Taze sarımsak daha etkili.

Zencefil: İçeriğinde doğal olarak bulunan “gingerol” maddesi, her türlü enfeksiyonu uzakta tutmaya yardımcı. Zencefil çayını tercih edebilirsiniz.

Ceviz: Antioksidan selenyum soğuk algınlığı, grip ve kansere karşı koruma sağlar. İçindeki selenyum oranı diğer tüm gıdalardan 10 kat oranında daha fazladır.

Turunçgiller: Önemli bir C vitamini kaynağıdır. Özellikle sigara kullanıyorsanız gribe yakalanma riski daha yüksek olduğu için bol bol C vitamini almanız gerekiyor.

Bal: Doğal olarak antibakteriyel özelliklere sahiptir. Çaya ya da yoğurda katarak tüketirseniz etkisi daha da güçlü olur.

Lahana: Ispanak ve lahana gibi koyu yeşil renkli yaprağa sahip sebzeler, bağışıklık sistemini gribe karşı güçlendiren D vitamini bakımından zengindir.

Mantar: Beta-glucan isimli gribe karşı koruyan bir madde içerir. Bağışıklığın grip virüsünü tanımasını ve onu yok etmek için harekete geçmesini sağlar.

Yulaf: Lif, E ve B vitamini ayrıca bağışıklık sistemini güçlendiren mineraller ve beta-glucan’lar bakımdan zengindir.

Elma: Bilim adamları, düzenli olarak elma yiyen insanların gribe yakalanma riskinin azaldığını ortaya koydu. Günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 25’ini karşılar.

Kırmızı et: Bağışıklık sistemini harekete geçirmek için kırmızı et tüketmek gerekiyor. Yetişkinlerin günde ortalama 40-60 gram et tüketmesi tavsiye ediliyor.

Balık: Omega 3 tüketimini artırarak grip ve benzeri enfeksiyonları uzakta tutabilirsiniz. Haftada 2 porsiyon balık tüketilmeli.

Soğan: Doğal antibiyotikler içerir. Bunun yanında gribe karşı bağışıklık sistemini güçlendiren “quercetin” isimli bir madde de bulundurur.

Sakinlestirici Bitki Banyolari

Ilik suyun icine lavanta sardunya yapragi ve köknar agacinin yapraklarindan ekleyin.
Suda yarim saat kaldiktan sonra tüm stresinizin yok oldugunu farkedeceksiniz.
Lavanta hos kokusuyla sardunya sakinlestirici etkisiyle sizi rahatlatacak
ve sakinlesmenizi saglayacaktir.
Köknar agaci yapraklarinin enerji verici ve canlandirci etkisiyle enerji depolamis olacaksiniz.

Strese Karsi Bitki Banyolari

Ilik suyun icini lavanta yagi ve lavanta yapraklariyla doldurun.
Suyun icinde istediginiz kadar kalabilirsiniz.
Vücudunuzun gevsedigini hissedeceksiniz.
Lavantanin kokusu rahatlatir ve güzel düsler kurmaniza yardimci olur.
Böylelikle stresten kurtulup kendinizi daha rahat hissedersiniz.

Bas agrisi icin Bitki Banyolari

Ilik suyun icine nane yagi lavanta yagi papatya yagi ve carkifelek yagi koyarak icinde 15 dk. bekledikten sonra soguk bir dus alin.
Nane yagindaki mentol cildi ferahlatir ve gözeneklerin acilmasini saglar.
Lavanta adele agrilarina iyi gelir.
Papatya ve carkifelek tansiyonu ayarlar.
Bu otlarin karisimi beynimize sinyal göndererek basta olusan agrilari yok eder.
Arkasindan alacainiz soguk dus sizi canlandiracaktir

Isırgan Otu Faydaları

Isirganotu karaciger ve safra kesesi hastaliklarinda dalak hastaliklarinda solunum sistemi balgamlanmasinda mide kramplarinda ve ülserlerinde bagirsak ülserlerinde ve akciger hastaliklarnda öncelikle önerilir.

Kullanim Bicimleri:

Cay Hazirlamak:

Yaprak Cayi: Bir tatli kasigi ince kiyilmis isirganotu orta boy bir su bardagi dolusu kaynar suyla haslanir 5-10 dakika demlendikten sonra süzülür.
Günde 2-4 bardak yeni demlenmis cay ac karnina veya ögün aralarinda tatlandirilmadan icilir. Kokusunu veya tadini rahatsiz edici bulanlar caylarina biraz nane ilave edebilirler.

Kök Cayi: Bir tatli kasigi ince kiyilmis kök bir su bardagi dolusu soguk suya eklenir hafif isida kaynama derecesine getirilir 4-5 dakika kaynadiktan sonra atesten indirilip 5-10 dakika demlendirilir ve süzülür.
Günde 3 bardak taze demlenmis cay sogutulmadan icilir.

Tohum Cayi: Havanda hafifce ezilmis bir tatli kasigi tohum orta boy bir su bardagi dolusu kaynar derecede sicak su ile haslanir üstü kapal olarak 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak taze demlenmis cay yemeklerden yarim saat önce sogutulmadan icilir.

Isirganotu Tentürü: Ilkbaharda veya sonbaharda sökülen kökler bol suda iyice yikanir elden geldigince ince kiyilir ve bir sisenin bogazıia kadar doldurulur.
Köklerin üstüne cikacak kadar 35-40 derece etil alkol eklenir hergün calkalanarak güneste 14 gün boyunca bekletilir ve süre sonunda bir tülbentten gecirilerek süzülür.
Koyu renkli siselerde serin bir yerde yillarca saklanabilir.

El ve Ayak Banyolari: Iki avuc dolusu yikanmis kök sap ve yaprak 5 litre soguk suya konularak 10-12 saat bekletilir ve sonra kaynama derecesine kadar isitilir. Banyo sirasinda bitkiler suyun icinde kalabilir.
Bu banyo suyu yeniden isitilarak 2-3 kere daha kullanilabilir.

Sac Yikamak: 4-5 avuc taze veya kurutulmus yaprak 5 litre suya koyulur agir ateste kaynama derecesine kadar isitilir 5 dakika demlendikten sonra süzülür.
Kök kullanildiginda ise 2 avuc dolusu ince kiyilmis kök 10-12 saat soguk suda bekletilir sonra kaynama derecesine kadar isitilir ve demlenmesi icin 10 dakika beklendikten sonra süzülür.