Archive for the ‘Ruh Sağlığı’ Category
Vücut Dismorfik Bozukluğu
Tipik olarak ergenlik ya da genç erişkinlikte ortaya çıkar, yıllarca sürer ve sosyal ve mesleki işlevselliği belirgin olarak etkiler.
- Temel tanısal özellik başkalarının dikkatini çeken, yaygın bir çirkin olma veya fiziksel kusur duygusudur.
- Hastalar genellikle birinci basamak hekimlerine, dermatologlara ve plastik cerrahlara başvurur.
- Depresif ve anksiyöz belirtiler, obsesif kişilik eğilimleri ve psikososyal zorlanmalar çoğunlukla bozuklukla bir arada bulunur ve psikiyatrik konsültasyon için bir temel ve bahane sağlar.
Psikososyal zorlanmaya odaklı bireysel terapi ve grup veya aile bilişsel tedavisi birincil girişimlerdir.
Hipokondriyazis
Hipokondriyazis kişinin bedensel belirtilerini yanlış yorumlamasının sonucu olarak ciddi bir hastalığı olduğu şeklindeki korkular ya da düşünceler ile aşırı meşgul olması durumu olarak tanımlanır.
- Çekirdek özellikler hastalık korkusu, hastalık olduğu inancı ve çok sayıda abartılmış somatik yakınmalarla ilişkili bedensel uğraşılardır.
- Ağrıda olduğu gibi, altta yatan ya da ikincil olan anksiyete ve depresyon olasılığı düşünülmeli ve fiziksel hastalık dışlanmalıdır.
- Tedavi, düzenli muayeneleri yürüten bir primer hekim ve konsültan bir psikiyatristin işbirliği ile yürütüldüğünde en etkilidir.
Psikolojik Etkenlerle İlişkili Ağrı Bozukluğu
Ağrı ile gelen hastaların %40 kadarında, ağrı psikojenik ya da idiopatik olarak nitelendirilecektir.
- Ağrının başlangıcı, şiddeti, alevlenmesi ya da sürmesinde psikolojik etkenlerin asıl rolü oynadığına inanılan durumlarda psikolojik etkenlerle ilişkili ağrı bozukluğu tanısı konur.
- Psikolojik etkenler anlaşılmalıdır:
- Majör depresyon ya da anksiyete, ör., obsesif kompulsif veya panik bozukluk, çoğunlukla mevcuttur ve ağrı sendromunun bir parçası olabileceği gibi eşlik eden bir bozukluk da olabilir.
- Öyküde saptanan tetikleyici etkenler
- Kabul edilemeyen ya da itici olan aktivitelerden ve sorumluluklardan kaçınma
- Başka türlü sağlanamayacak derecede psikososyal desteğin kazanılması
En iyi tedavi yaklaşımı doktor doktor gezmenin önlenmesi ve hastanın beklentisinin ağrının tam tedavisinden ağrı ile başa çıkmayı öğrenme şekline dönüştürülmesidir. Bir yandan da psikososyal ve psikolojik etkenlerin ve stresin hasta üzerindeki etkilerinin anlaşılmaya çalışılması ve gerektiğinde psikiyatrik konsültasyonun kullanılması yararlıdır.
Şizofreni
Kişilik Bozuklukları
Paranoid Kişilik Bozukluğu Diğer insanlardan sürekli kötü bir davranış bekleme bozukluğudur. Şüpheci yaklaşımlar söz konusudur. Güvenme duygusu yok denecek kadar azdır. Erkeklerde daha fazla görülür.
Şizoid Kişilik Bozukluğu
Bu bozukluk görülen kişiler sosyal ortamdan uzak yaşarlar. Duygularını ifade etmekte sorun yaşarlar. Hep aynı işle meşgul olurlar. Yakın arkadaşları olmaz. İlaç tedavisi ve psikoterapi yöntemleri ile tedavi edilmeye çalışılır. Antisosyal Kişilik Bozukluğu
Temel belirtileri suç işleme eğilimi, sürekli yalan söyleme, dürtüsellik, kavgacılık, sorumsuzluk, vicdan azabı çekmemedir. 18 yaş civarında başlar ve 30 lu yaşları geçince kendiliğinden düzelme söz konusu olabilir. Tedavisi zordur ve madde bagımlılıkları da görülebilir.
Narsistik Kişilik Bozukluğu
Kendini beğenme ve öz saygı ile aşırı ilgilenmenin olduğu bozukluktur. Temel belirtileri üstünlük duygusu, beğenilme gereksinimi, kendini karşısındakinin yerine koyamama, küstahlık. Tedavisi zordur. Psikoterapi ile tedavi edilmeye çalışılır.
Bağımlı Kişilik Bozukluğu Boyun eğen kişilik yapısı belirgindir. Başkalarından öğüt alma ihtiyacı, sorumluluk alamama, muhalefet olamama, inisiyatif kullanamama, yalnız başına kalamama temel bulgularıdır. Daha çok kadınlarda görülür.. Temelde ayrılık kaygısı/bunaltısı vardır. Tedavisi psikoterapi ile yapılmaya çalışılır.
Kendine Zarar Veren (Yenilgin) Kişilik Bozukluğu
Kişiler yaşamlarını kötü sonuçlara yönlendirirler, yardımı veya iyi sonuçları reddederler, iyi sonuçlara doyumsuz yanıt verirler. Kendilere zarar vermekten rahatsızlık duymaz; aksine hoşlarına gider. Yalnız kalmaları onlar için bir tehlikedir. Yalnız kaldıklarında kendilerine daha çok ve kolaylıkla zarar verebilirler. Yalnız kaldıklarında cesaretleri artar. Sürekli hayatla mücadele içerisinde fakat yenilen taraf kendilerinin olduklarını düşünürler.
Panik Atak Nedir?
Panik atak, aniden ortaya çıkan yoğun korku, sıkıntı ve endişe nöbetidir. Bu nöbet şiddetli olarak genellikle 10-30 dakika arası sürer ve sonra yavaş yavaş şiddeti düşer.
Panik atak nöbeti yaşayan kişi çok kötü birşey olacağı veya öleceği hissine kapılır. Kendisini kurtaracak birisi veya bir sağlık kuruluşu arar. Genellikle bir sağlık kuruluşuna giden hasta psikolojik olarak rahatlama hisseder.
Panik atak belirtileri şöyledir. Nöbet sırasında bu belirtilerin yarısı kadarı gerçekleşir.
- Çarpıntı, kalp atışlarını duyumsama, göğüste basınç bazen sol kola yayılan ağrı ve uyuşmalar…
- Terleme (Sıcak – soğuk boşalımlar, bazen üşüme bazen alevlerin basması hissi)
- Titreme-sarsılma-itilme hissi
- Boğulma ve nefes alamama hali
- Soluğun kesilmesi (Derin nefes alma ihtiyacı, havanın yetmemesi gibi hisler)
- Göğüste daralma, sıkışma, ağrı duyumsama
- Bulantı, karında ağrı, şişkinlik, gaz oluşması, geğirti. (Bazen mideden başlayıp boğaza doğru yayılan kalkışma rahatsızlık hali)
- Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma hali
- Derealizasyon (Gerçek dışılık duyguları panik yaşandığında olaylar bir sis perdesinin gerisinde algılanır, cisimler küçülür her şey bulanıklaşır yada depersonalizasyon (Benliğinden ayrılmış olma hali: sanki bedenle ruh birbirinden ayrılıyor ve kişide kendisini hissedememe, algılayamama, kendisine yabancılaşma durumu oluşur)
- Panik anında kontrolünü kaybedeceği yada çıldıracağı korkusu (Kendisine, çocuklara, çevreye zarar verme korkusu)
- O esnada”yaşamım buraya kadarmış”duygususu-ölüm korkusu
- Ellerde, kollarda, bacaklarda, başta ve birçok yerde uyuşmalar, yanmalar karıncalanmalar, diken diken olma halleri
- Üşüme, ürperme ya da ateş basmaları