<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türkiye&#039;nin Sağlık Sitesi &#124; Bebek Kadın Çocuk Sağlık Hamilelik Hastalık &#187; Genel Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.turkmedikal.com/category/sagligimiz/genel-saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turkmedikal.com</link>
	<description>Bebek Kadın Çocuk Sağlık Hamilelik Hastalık</description>
	<lastBuildDate>Fri, 16 Sep 2011 10:06:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.3</generator>
		<item>
		<title>Boğaz Yanmasına ne iyi gelir ?</title>
		<link>http://www.turkmedikal.com/bogaz-yanmasina-ne-iyi-gelir-2.htm</link>
		<comments>http://www.turkmedikal.com/bogaz-yanmasina-ne-iyi-gelir-2.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Sep 2011 12:48:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlığımız]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[boğaz yanmaına ne iyi gelir]]></category>
		<category><![CDATA[boğaz yanması bitkisel tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[boğaz yanması neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[boğaz yanması nedenleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkmedikal.com/?p=8133</guid>
		<description><![CDATA[Acı Badem Yağı ve Faydaları Boğaz Ağrısı, Boğaz Yanması, Bronşit, Bulantı, karın ağrısı, öksürük İÇİNDEKİLER: &#62;Protein,şeker ve amigdalin içerir. FAYDALARI: &#62;Badeni ve zihni yoğunluğu giderir. Hamilelerin zayıf düşmemesini sağlar. &#62;Sütle içilirse mideyi kuvvetlendirir. Kabızlığı giderir. Nekahat devresini kısaltır. &#62;Böbrek ve akciğer hastalıklarına faydalıdır. &#62;Göğsü yumuşatır. Öksürük kesicidir. &#62;Karın ağrısı ve bulantı gidericidir. &#62;Bronşit boğaz ağrısı, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Acı Badem Yağı ve Faydaları<br />
Boğaz Ağrısı, Boğaz Yanması, Bronşit, Bulantı, karın ağrısı, öksürük</p>
<p>İÇİNDEKİLER:</p>
<p>&gt;Protein,şeker ve amigdalin içerir.</p>
<p>FAYDALARI:</p>
<p>&gt;Badeni ve zihni yoğunluğu giderir. Hamilelerin zayıf düşmemesini sağlar.<br />
&gt;Sütle içilirse mideyi kuvvetlendirir. Kabızlığı giderir. Nekahat devresini kısaltır.<br />
&gt;Böbrek ve akciğer hastalıklarına faydalıdır.<br />
&gt;Göğsü yumuşatır. Öksürük kesicidir.<br />
&gt;Karın ağrısı ve bulantı gidericidir.<br />
&gt;Bronşit boğaz ağrısı, anjin.Boğaz yanmasına iyi gelir.</p>
<h4>Son aramalar:</h4><ul><li><a href="http://www.turkmedikal.com/bogaz-yanmasina-ne-iyi-gelir-2.htm" title="boğaz yanmasına ne iyi gelir">boğaz yanmasına ne iyi gelir</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/bogaz-yanmasina-ne-iyi-gelir-2.htm" title="boğaz yanması neden olur">boğaz yanması neden olur</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/bogaz-yanmasina-ne-iyi-gelir-2.htm" title="hamilelikte boğaz yanmasına ne iyi gelir">hamilelikte boğaz yanmasına ne iyi gelir</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/bogaz-yanmasina-ne-iyi-gelir-2.htm" title="gebelikte boğaz yanması">gebelikte boğaz yanması</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/bogaz-yanmasina-ne-iyi-gelir-2.htm" title="hamilelikte boğaz yanması">hamilelikte boğaz yanması</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/bogaz-yanmasina-ne-iyi-gelir-2.htm" title="boğaz yanması ne iyi gelir">boğaz yanması ne iyi gelir</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/bogaz-yanmasina-ne-iyi-gelir-2.htm" title="gebelikte bogaz yanmasına ne iyi gelir">gebelikte bogaz yanmasına ne iyi gelir</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/bogaz-yanmasina-ne-iyi-gelir-2.htm" title="gebelikte boğaz yanması tedavisi">gebelikte boğaz yanması tedavisi</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/bogaz-yanmasina-ne-iyi-gelir-2.htm" title="gebelikte boğaz yanmasına bitkisel çözüm">gebelikte boğaz yanmasına bitkisel çözüm</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/bogaz-yanmasina-ne-iyi-gelir-2.htm" title="boğaz yanmasına">boğaz yanmasına</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkmedikal.com/bogaz-yanmasina-ne-iyi-gelir-2.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkeklere doğum kontrol hapı üretildi</title>
		<link>http://www.turkmedikal.com/erkeklere-dogum-kontrol-hapi-uretildi.htm</link>
		<comments>http://www.turkmedikal.com/erkeklere-dogum-kontrol-hapi-uretildi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jun 2011 05:59:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkmedikal.com/?p=3605</guid>
		<description><![CDATA[Testislerindeki hormon seviyesi değiştirilerek erkek farelerin kısırlaşması sağlandı. İngiltere’deki Queen Biyoloji Merkezi’nin müdürü Michelle Gallois ve ekibi, sperm üretimini ve erkeklerin üreme yeteneğini denetleyebilmek için testislerindeki erkeklik hormonunun nerede ve nasıl çalıştığını buldu.Testislerdeki erkeklik hormonu alıcısını kodlayan bir genden yoksun bırakılan erkek fareler ile normal fareleri karşılaştıran bilim insanları, ilk gruptaki farelerin kısır olduğunu gördü. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://turkmedikal.com/images/f354a965a4996c87ce2f3653d3e0a754.jpg" alt="f354a965a4996c87ce2f3653d3e0a754 Erkeklere doğum kontrol hapı üretildi"  title="Erkeklere doğum kontrol hapı üretildi" /><br /> <strong>Testislerindeki hormon seviyesi değiştirilerek erkek farelerin kısırlaşması sağlandı.</strong></p>
<p><span id="more-3605"></span></p>
<p>İngiltere’deki Queen Biyoloji Merkezi’nin müdürü Michelle Gallois ve ekibi, sperm üretimini ve erkeklerin üreme yeteneğini denetleyebilmek için testislerindeki erkeklik hormonunun nerede ve nasıl çalıştığını buldu.Testislerdeki erkeklik hormonu alıcısını kodlayan bir genden yoksun bırakılan erkek fareler ile normal fareleri karşılaştıran bilim insanları, ilk gruptaki farelerin kısır olduğunu gördü.</p>
<p>&#8220;Federation of American Societies for Experimental Biology&#8221; dergisinde yayımlanan araştırmanın sonuçları, kısırlığın tedavisinin ve belki de erkekler için &#8220;doğum kontrol hapı&#8221; geliştirilmesinin yolunu açtı.Sonuçlar ayrıca, sperm sayısının azlığı nedeniyle bebek sahibi olamayanlara da umut oldu. Hayvanlar üzerinde yapılmış olsa da araştırmanın, insan gibi diğer memelilerde de aynı etkiyi yaratması muhtemel. Konuya ilişkin makale, Fransız &#8220;Le Nouvel Observateur&#8221; dergisinin internet sitesinde de yer alıyor.</p>
<p>AA</p>
<p style="text-align: center">
<p style="text-align: center">
<h4>Son aramalar:</h4><ul><li><a href="http://www.turkmedikal.com/erkeklere-dogum-kontrol-hapi-uretildi.htm" title="kendi kendine konuşma fotoları">kendi kendine konuşma fotoları</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkmedikal.com/erkeklere-dogum-kontrol-hapi-uretildi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Domuz gribinden koruyan besinler nelerdir?</title>
		<link>http://www.turkmedikal.com/domuz-gribinden-koruyan-besinler-nelerdir.htm</link>
		<comments>http://www.turkmedikal.com/domuz-gribinden-koruyan-besinler-nelerdir.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jun 2011 05:49:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkmedikal.com/?p=3615</guid>
		<description><![CDATA[Kırmızı biber: Portakalda bulunan C vitamininin 2 katını içerir. C vitamini gribin etkisini yüzde 80 oranında azaltabilecek kadar güçlü bir silahtır. Yoğurt: İçinde bağırsaklarda mikroplarla savaşan yararlı bakteriler olan probiyotik bulunur. Böylece grip virüsü vücutta barınamaz. Yeşil çay: Bağışıklığı güçlendiren “epigallocatechin gallate” isimli kimyasalı içerir. Günde 3 fincan tavsiye ediliyor. Ginseng: ABD’li bilim adamları günde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="border" src="http://turkmedikal.com/images/821c1999f52cd95ff8f7f44b08d66190.jpg" alt="821c1999f52cd95ff8f7f44b08d66190 Domuz gribinden koruyan besinler nelerdir?" width="192" height="197" title="Domuz gribinden koruyan besinler nelerdir?" /></p>
<p><span id="more-3615"></span></p>
<p>Kırmızı biber: Portakalda bulunan C vitamininin 2 katını içerir. C vitamini gribin etkisini yüzde 80 oranında azaltabilecek kadar güçlü bir silahtır.</p>
<p>Yoğurt: İçinde bağırsaklarda mikroplarla savaşan yararlı bakteriler olan probiyotik bulunur. Böylece grip virüsü vücutta barınamaz.</p>
<p>Yeşil çay: Bağışıklığı güçlendiren “epigallocatechin gallate” isimli kimyasalı içerir. Günde 3 fincan tavsiye ediliyor.</p>
<p>Ginseng: ABD’li bilim adamları günde 2 tane 200mg’lık ginseng kökü kapsülü alan insanların grip riskinin yüzde 31 azaldığı belirlendi. Bağışıklığı harekete geçirir.</p>
<p>Badem: Hastalıklarla savaşan antioksidan E vitamini bakımından zengindir. Gripten korunmak için her gün bir ara öğün olarak 24 tane badem yemeye çalışın.</p>
<p>Taze patates: İçindeki “beta carote ”, gribe karşı koruma özelliğini verir. Vücutta A vitaminine çevriliyor ve grip tedavisinde önemli rol bir oynuyor.</p>
<p>Tavuk suyuna çorba: Vücutta mukus üretimini artırarak gribin boğaz ağrısı ve öksürük gibi etkilerini yatıştırmaya yardımcı olur.</p>
<p>Sarımsak: Sülfür maddesi grip sezonunda bu hastalığa yakalanma riskini 2.5 kat azaltıyor ve virüsü öldürme özelliği de bulunuyor. Taze sarımsak daha etkili.</p>
<p>Zencefil: İçeriğinde doğal olarak bulunan “gingerol” maddesi, her türlü enfeksiyonu uzakta tutmaya yardımcı. Zencefil çayını tercih edebilirsiniz.</p>
<p>Ceviz: Antioksidan selenyum soğuk algınlığı, grip ve kansere karşı koruma sağlar. İçindeki selenyum oranı diğer tüm gıdalardan 10 kat oranında daha fazladır.</p>
<p>Turunçgiller: Önemli bir C vitamini kaynağıdır. Özellikle sigara kullanıyorsanız gribe yakalanma riski daha yüksek olduğu için bol bol C vitamini almanız gerekiyor.</p>
<p>Bal: Doğal olarak antibakteriyel özelliklere sahiptir. Çaya ya da yoğurda katarak tüketirseniz etkisi daha da güçlü olur.</p>
<p>Lahana: Ispanak ve lahana gibi koyu yeşil renkli yaprağa sahip sebzeler, bağışıklık sistemini gribe karşı güçlendiren D vitamini bakımından zengindir.</p>
<p>Mantar: Beta-glucan isimli gribe karşı koruyan bir madde içerir. Bağışıklığın grip virüsünü tanımasını ve onu yok etmek için harekete geçmesini sağlar.</p>
<p>Yulaf: Lif, E ve B vitamini ayrıca bağışıklık sistemini güçlendiren mineraller ve beta-glucan’lar bakımdan zengindir.</p>
<p>Elma: Bilim adamları, düzenli olarak elma yiyen insanların gribe yakalanma riskinin azaldığını ortaya koydu. Günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 25’ini karşılar.</p>
<p>Kırmızı et: Bağışıklık sistemini harekete geçirmek için kırmızı et tüketmek gerekiyor. Yetişkinlerin günde ortalama 40-60 gram et tüketmesi tavsiye ediliyor.</p>
<p>Balık: Omega 3 tüketimini artırarak grip ve benzeri enfeksiyonları uzakta tutabilirsiniz. Haftada 2 porsiyon balık tüketilmeli.</p>
<p>Soğan: Doğal antibiyotikler içerir. Bunun yanında gribe karşı bağışıklık sistemini güçlendiren “quercetin” isimli bir madde de bulundurur.</p>
<p style="text-align: center">
<p style="text-align: center">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkmedikal.com/domuz-gribinden-koruyan-besinler-nelerdir.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Suna Dumankaya Saç Bakımı Kürü</title>
		<link>http://www.turkmedikal.com/suna-dumankaya-sac-bakimi-kuru.htm</link>
		<comments>http://www.turkmedikal.com/suna-dumankaya-sac-bakimi-kuru.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jun 2011 05:38:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[abi bize sac bakımı ile ilgili soru lazım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkmedikal.com/?p=3632</guid>
		<description><![CDATA[Herbalist Suna Dumankaya’nın önerdiği doğal saç maskesi ile yıpranan saçlarınıza bakım yapın. Malzemeler: • maydanoz • marul • susam yağı Uygulama: Maydanoz ve marulun suyunu sıkıp karıştırın. Bir kahve fincanı maydanoz-marul suyu karışımına bir kahve fincanı susam yağı ilave edip iyice karıştırın. Elde ettiğiniz bu karışımı diplerinden uclarına kadar saçlarınıza boya sürer gibi sürün. Saçınızı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="border" style="width: 192px;height: 260px" src="http://turkmedikal.com/images/20fb138196c4f197c10964feeae294da.jpg" alt="20fb138196c4f197c10964feeae294da Suna Dumankaya Saç Bakımı Kürü"  title="Suna Dumankaya Saç Bakımı Kürü" /></p>
<p><span id="more-3632"></span></p>
<p><strong>Herbalist Suna Dumankaya’nın önerdiği doğal saç maskesi ile yıpranan saçlarınıza bakım yapın.</strong></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<p><ins></ins><ins></ins></p>
<p>• maydanoz<br /> • marul<br /> • susam yağı</p>
<p style="float: left">
<p><strong>Uygulama:</strong> Maydanoz ve marulun suyunu sıkıp karıştırın. Bir kahve fincanı maydanoz-marul suyu karışımına bir kahve fincanı susam yağı ilave edip iyice karıştırın.</p>
<p>Elde ettiğiniz bu karışımı diplerinden uclarına kadar saçlarınıza boya sürer gibi sürün. Saçınızı streç filmle veya bir poşetle sarın. 2 saat bekledikten sonra saçınızı bitki sampuanı ile yıkayın.</p>
<p>Bu uygulamayı haftada bir kez yapın. Saçlarınız ışıl ışıl ve yumuşacık olacak.</p>
<p style="text-align: center">
<p style="text-align: center">
<h4>Son aramalar:</h4><ul><li><a href="http://www.turkmedikal.com/suna-dumankaya-sac-bakimi-kuru.htm" title="suna dumankaya saç gürleştirme">suna dumankaya saç gürleştirme</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/suna-dumankaya-sac-bakimi-kuru.htm" title="suna dumankaya saç bakımı">suna dumankaya saç bakımı</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/suna-dumankaya-sac-bakimi-kuru.htm" title="saç gürleştirme kürleri">saç gürleştirme kürleri</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/suna-dumankaya-sac-bakimi-kuru.htm" title="çocuklarda saç gürleştirme kürü">çocuklarda saç gürleştirme kürü</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/suna-dumankaya-sac-bakimi-kuru.htm" title="suna dumankaya kuru sac bakimi">suna dumankaya kuru sac bakimi</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/suna-dumankaya-sac-bakimi-kuru.htm" title="saç gürleştirme kürü suna dumankaya">saç gürleştirme kürü suna dumankaya</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/suna-dumankaya-sac-bakimi-kuru.htm" title="suna dumankayasaç kurleri">suna dumankayasaç kurleri</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/suna-dumankaya-sac-bakimi-kuru.htm" title="suna dumankayasaç bakımı">suna dumankayasaç bakımı</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/suna-dumankaya-sac-bakimi-kuru.htm" title="suna dumankayadan bebek saçı gürleştirmek">suna dumankayadan bebek saçı gürleştirmek</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/suna-dumankaya-sac-bakimi-kuru.htm" title="suna dumankaya saç gürleştirme kürü">suna dumankaya saç gürleştirme kürü</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkmedikal.com/suna-dumankaya-sac-bakimi-kuru.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eski çoraplarınızla yapabilecekleriniz</title>
		<link>http://www.turkmedikal.com/eski-coraplarinizla-yapabilecekleriniz.htm</link>
		<comments>http://www.turkmedikal.com/eski-coraplarinizla-yapabilecekleriniz.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jun 2011 05:27:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkmedikal.com/?p=3486</guid>
		<description><![CDATA[Pek çoğumuzun eskitip çöpe fırlattığı çoraplar aslında pek çok şekilde değerlendirilebilir. Okuduğunuzda hak vereceksiniz: 1.Bacak kısmını kesin ve banyoda sabun kırıklarını içine koyup öyle kullanın 2.Bacak ve bel kısımlarını kesip kendinize sayısız lastik toka yapabilirsiniz 3.Aseton ile ikisi müthiş uyumludur ojelerinizi kestiğiniz küçük çorap parçaları ile temizleyebilirsiniz 4.Bir bacağına naftalin yada koku koyup dolabınıza bağlayabilirsiniz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify"><img class="alignleft size-full wp-image-2121" src="http://turkmedikal.com/images/ef7aeffada8c1644656b4b40b09a2671.jpg" alt="ef7aeffada8c1644656b4b40b09a2671 Eski çoraplarınızla yapabilecekleriniz" width="160" height="160" title="Eski çoraplarınızla yapabilecekleriniz" />Pek çoğumuzun eskitip çöpe fırlattığı çoraplar aslında pek çok şekilde değerlendirilebilir. Okuduğunuzda hak vereceksiniz:</p>
<p><span id="more-3486"></span></p>
<p style="text-align: justify">1.Bacak kısmını kesin ve banyoda sabun kırıklarını içine koyup öyle kullanın<br /> 2.Bacak ve bel kısımlarını kesip kendinize sayısız lastik toka yapabilirsiniz<br /> 3.Aseton ile ikisi müthiş uyumludur ojelerinizi kestiğiniz küçük çorap parçaları ile temizleyebilirsiniz<br /> 4.Bir bacağına naftalin yada koku koyup dolabınıza bağlayabilirsiniz<br /> 5.Bel ve bacaklardan kestiğiniz parçalarla kağıtları bir arada tutabilir karton rulolalar için kullanabilirsiniz.<br /> 6.Eski naylon çorap harika bir cam temizleyicidir bütün bir çorabı katlayıp dikerek camları deterjanlamak için kullanabilirsiniz<br /> 7.Naylon çorap basit cilalamalarınız için harika bir yardımcıdır.<br /> 8.Küçük parçalara kesip oyuncakları doldurmak için kullanabilirsiniz<br /> 9.Ev boyarkan karışımı kendiniz hazırlayacaksanız harika bir süzgeçdir kovanın ağzına gerip boyadaki pürüzleri çorapla alabilirsiniz.<br /> 10.Küçük bir şeyi düşürüp bulamadığın zaman ( lens, iğne..vs.) elektrik süpürgesinin ağzına geçirip elektrik süpürgesini öyle çalıştırabilirsiniz.küçük parçalar çorapta kalacaktır<br /> 11.Ayakkabıları cilaladıktan yada boyadıktan sonra baylon çorapla ovmak iki kat parlaklık verir<br /> 12.Eski çorap duvar kağıtlarını nazikçe ve etkili şekilde temizler<br /> 13.Naylon çorap bacağına koyduğun kuru soğanları mutfağa asabilirsin…<br /> 14.Evde fare varsa! aynı şekilde abur cuburları yukarıya bir yere asabilirsin<br /> 15.Havuzunuz varsa !! süzgeçi naylon çorapla sarabilirsiniz havuza düşebilecek minik eşyalar kaybolmaz.</p>
<p> <!-- Bu etiketi başlığınıza veya kapanış gövde etiketinden hemen önceye yerleştirin.  -->  <!-- Bu etiketi +1 düğmesinin görünmesini istediğiniz yere yerleştirin --> </p>
<h4>Son aramalar:</h4><ul><li><a href="http://www.turkmedikal.com/eski-coraplarinizla-yapabilecekleriniz.htm" title="eski küçük çoraplar">eski küçük çoraplar</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/eski-coraplarinizla-yapabilecekleriniz.htm" title="evde yapabileceklerim">evde yapabileceklerim</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkmedikal.com/eski-coraplarinizla-yapabilecekleriniz.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Serviks Kanseri Nedir?</title>
		<link>http://www.turkmedikal.com/serviks-kanseri-nedir.htm</link>
		<comments>http://www.turkmedikal.com/serviks-kanseri-nedir.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jun 2011 05:15:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkmedikal.com/?p=2214</guid>
		<description><![CDATA[Kanser çağımızın en tehlikeli ve çözümü zor rahatsızlıklarından biridir. Malesef ki her yıl bir çok insan kanser hastalığına yakalanmakta ve bu yüzden yaşamlarını kaybetmektedirler. Bu makalemizden serviks kanseri hakkında bilgileri öğrenebilirsiniz. Serviks kanseri, en yaygın görülen üreme sistemi kanserlerinden üçüncüsünü oluşturmaktadır. Son dönemlerde önleyici Pap Smear taramalarından dolayı yayılımında belirgin bir düşme görülmektedir. Bu nedenle, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kanser çağımızın en tehlikeli ve çözümü zor rahatsızlıklarından biridir. Malesef ki her yıl bir çok insan kanser hastalığına yakalanmakta ve bu yüzden yaşamlarını kaybetmektedirler. Bu makalemizden serviks kanseri hakkında bilgileri öğrenebilirsiniz.</p>
<p><img class="size-full wp-image-24192 alignleft" src="http://www.turkmedikal.com/wp-content/uploads/13b8ebafb63d2661c18857dbd3824627.jpg" alt="13b8ebafb63d2661c18857dbd3824627 Serviks Kanseri Nedir?" width="354" height="354" title="Serviks Kanseri Nedir?" /></p>
<p><span id="more-2214"></span></p>
<p style="float: left;margin: 4px">
</p>
<div>Serviks kanseri, en yaygın görülen üreme sistemi kanserlerinden üçüncüsünü oluşturmaktadır. Son dönemlerde önleyici Pap Smear taramalarından dolayı yayılımında belirgin bir düşme görülmektedir. Bu nedenle, önceleri 40 yaş üzeri kadınlarda sık görülen servikal kanser, erken tanı nedeniyle daha genç kadınlarda görülmeye başlamıştır.</div>
<div>Serviks kanserinin nedeni henüz bilinmemektedir. Veriler, seksüel öykü ve uygulama ile serviks kanseri sıklığı arasında çok güçlü bir ilişki olduğunu göstermektedir. Seksüel uygulama, cinsel yaşamın 18 yaş öncesinde başlaması ve çok eşli bir cinsel yaşamla ilişkilidir. Cinsel ilişkiye 18 yaşından önce başlayan kadınların riskli grupta yer almasının nedeni; gelişimini tam tamamlayamayan rahim ağzının, hücre değişikliği açısından uygun hale getirmesi ile açıklanmaktadır. Bunun dışındaki birkaç etmenin de riskli durumu yükseltmede etkili olduğu belirtilmektedir:</div>
<div>Erken yaşlarda oluşan gebelik ve doğumlar, erken yaşta cinsel ilişkiye başlama (18 yaş ve altı), Cinsel eşte cinsel yolla bulaşan hastalık öyküsünün bulunması, bireyin yaşam biçimi; kötü hijyen alışkanlığı ve çok partnerli yaşam ve beslenme alışkanlığıdır.</div>
<div>Ortalama 30-40 yaşları arasındaki kadınlarda daha sık olarak görülür. Bu dönemde, hücresel değişiklik serviks dokusunun bozulmasına yol açmadığından, anormal kanama görülmez, hatta muayenede serviks sağlıklı görülür. Ancak çıplak gözle fark edilmeyen ve hiçbir belirtinin olmadığı dönemde, epitel içinde başlayan patolojik değişiklikler Pap Test ile kolaylıkla teşhis edilmektedir.</div>
<div>İnatçı vajinal akıntı ve anormal kanama, cinsel ilişki veya muayene sırasında görülen dokunma kanamaları en sık görülen erken belirtilerdendir. Geç belirtiler, tümörün yayıldığı organlar ile ilgilidir. Bağırsak veya mesaneye baskı, mesane hassasiyeti, rektal kanama, üreter tıkanmasına bağlı belirtiler, siyatik sinir etkilenmesine bağlı bacak ağrısı ortaya çıkabilmektedir.</div>
<div>Kanserinin Sınıflandırılması tanı ve evrelendirme, serviks kanserinin tedavisi için temel oluşturmaktadır. Anormal</div>
<div>test sonucu sonrası, dokunun genel durumunu değerlendirebilmek için, doku biyopsisine ihtiyaç vardır. Serviks kanserinin evrelendirilmesi klinik olarak yapılır. Klinik değerlendirme ise, muayene, kolposkopik ve radyolojik inceleme (göğüs, böbrek, sigmoid kolon ve rektum) ile biyopsinin patolojik değerlendirilmesini içerir. Elde edilen veriler, hastalığın boyutunu ve beraberinde tedavi planını belirlemede kullanılır</div>
<h4>Son aramalar:</h4><ul><li><a href="http://www.turkmedikal.com/serviks-kanseri-nedir.htm" title="bağırsağın mesaneye baskısı">bağırsağın mesaneye baskısı</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/serviks-kanseri-nedir.htm" title="kanser nedir">kanser nedir</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkmedikal.com/serviks-kanseri-nedir.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Orta yaş bunalımında yapılması gerekenler</title>
		<link>http://www.turkmedikal.com/orta-yas-bunaliminda-yapilmasi-gerekenler.htm</link>
		<comments>http://www.turkmedikal.com/orta-yas-bunaliminda-yapilmasi-gerekenler.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jun 2011 05:03:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkmedikal.com/?p=2022</guid>
		<description><![CDATA[Kadınlar erkeklere kıyasla daha duygusal ve hassas bir yapıya sahipledir. Orta yaş döneminde bir çok bayan bu durumdan nasibini alır ve orta yaş bunalımına girer. 35 yaş üstü bayanlarda yaşanan bu durumun sebepleri ve önleme yollarını uzmanlar açıklıyor&#8230; Orta yaş bunalımı nedir? Orta yaş dediğimiz 40’lı yaşlar genel olarak kişinin hayatının durgunlaştığı, çalışma ve sosyal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınlar erkeklere kıyasla daha duygusal ve hassas bir yapıya sahipledir. Orta yaş döneminde bir çok bayan bu durumdan nasibini alır ve orta yaş bunalımına girer. 35 yaş üstü bayanlarda yaşanan bu durumun sebepleri ve önleme yollarını uzmanlar açıklıyor&#8230;</p>
<p><img class="size-full wp-image-26634 alignleft" src="http://www.turkmedikal.com/wp-content/uploads/cbd20756231fdfad32be35ea121b6c88.jpg" alt="cbd20756231fdfad32be35ea121b6c88 Orta yaş bunalımında yapılması gerekenler" width="250" height="190" title="Orta yaş bunalımında yapılması gerekenler" /></p>
<p><span id="more-2022"></span></p>
<p>Orta yaş bunalımı nedir?</p>
<p>Orta yaş dediğimiz 40’lı yaşlar genel olarak kişinin hayatının durgunlaştığı, çalışma ve sosyal hayatının yavaşladığı bir dönemdir. Bu dönem oldukça çatışmalı duygular içerir. Geçici bir dönem olduğu için de orta yaş krizi olarak adlandırılır. Kadınlar, erkeklere göre daha duygusal yapıda oldukları için bu dönemde daha hassas olabilirler ve bu dönemde zorlanabilirler. Yapılan araştırmaların birçoğunda bu duruma hormonların etkisi olduğu sıkça söylense de bu konuda kesin bir teşhis koymak doğru değildir.</p>
<p>Herkes orta yaş krizi yaşar mı?</p>
<p>Geçmişte ergenlik, orta yaş gibi gelişim dönemlerinin krizle eş anlamlı oldu düşünülürdü; ancak günümüzde bu bakış açısı terk edilmeye başlandı. Artık uzmanlar ergenlik gibi, orta yaşın da mutlaka şiddetli bir krizle geçmeyebileceğini, bazı kadınların bu dönemi daha mutlu ve huzurlu geçirdiğini belirtmektedir. Yani orta yaş krizi kaçınılmaz değil! Özellikle huzurlu ailelerde yetişmiş, mutlu bir çocukluğu olmuş kadınların bu dönemi krizsiz atlatmaları daha kolay olmaktadır.</p>
<p>Orta yaş sendromunun belirtileri nelerdir?</p>
<p>Orta yaş döneminde her kadın aynı belirtileri göstermeyebilir. Öncelikli ortak durum yaşanılan duygu karmaşası ve çelişkilerdir.<br />
Kişi yaşamını sorgulamaya, yaptıklarını ve yapamadıklarını gözden geçirip pişmanlık duymaya başlayabilir. Yapmak istediği şeyler için çok geç kaldığını, yeterince genç olmadığını düşünüp vazgeçebilir.</p>
<p style="float: left;margin: 4px">
</p>
<p>Bazı kadınlarda yaşanılan kriz etkisi ile birlikte cinsel hayata ilgisizlik görülebilir.</p>
<p>Vücudunda oluşan bazı değişimler onu mutsuz ettiği için kendisinin beğenilmeyeceğini düşünebilir. Bazı kadınlar ise tam tersi “ben hala güzelim” mesajı vermek için kendisinden yaşça küçük erkelerle birlikte olmak isteyebilir ya da olur. Bu dönmede kadınlarda yaşlanmaya bağlı olarak kilo alma, saç dökülmesi, beyazlaması, sarkmalar ve çatlaklar görülebilir. Bu duruma bağlı olarak da kadın kendi dış görünüşünden rahatsız olacak ve beğenilmeme korkusunu daha yoğun yaşayacaktır. Çoğu kadın bu dönemde daha sık güzelleşmek için yaşlanmayı geciktirici tedavilere (estetik ameliyatlar) başvurabilir. Daha önceden dikkat etmediği birçok konuda daha titiz davranabilir. Giydiği kıyafetler daha frapan ya da yaş ortalamalarının dışında olabilir. Bu dönemde en çok yaşanan sorunlardan biri de boşanmalardır. Duygu karmaşası çiftlerin aile düzenini de bozabilir. Kadınlar çocuklarını ve eşlerini bir yana bırakarak hayatı daha yoğun ve yüksek tempoda yaşamak isteyebilirler. Orta yaş sendromu, dış görünüşüne fazlaca önem veren kadınlarda daha yoğun ve sancılı geçebilir.</p>
<p>Hangi durumlar etken rol oynar?</p>
<p>Birey eğer orta yaşa kadar, hayatında koyduğu hedeflere ulaşamadıysa, tatmin olduğu, mutlu bir yaşam sürmüyorsa 35 – 45 yaşları arasında böyle bir krize yakalanma ihtimali yüksektir. Hedefler, beklentiler işle, eşle, çocukla ilgili olabilir.</p>
<p>Bu durumu en çok eşi ya da erkek arkadaşı tarafından beğenilmediği hissi tetikler. Aynı zamanda iş yerinde kariyer olarak istediği konumda olamaması,40 yaşına kadar evlenmemiş olması ya da evli olup çocuğunun olmaması, bu dönemde kadının aldatılması, orta yaş bunalımını ortaya çıkaran nedenler olarak sıralanabilir.</p>
<p>Kadınlar bu dönemi daha kolay nasıl atlatabilir?<br />
*Birey yaşadığı durumu mutlaka tanımlamalıdır ve paylaşmalıdır.<br />
*Bu dönemde evli olan çiftler daha çok sohbet etmelidirler. Uzun süreli ilişkili olanlar ilişkilerini hemen bitirmemelidirler. Yeni biri belki bir heyecan verebilir fakat bu dönem geçtikten sonra daha zorlu bir dönemin başlamasına sebep olabilir.<br />
*Kişi yaşadığı fiziksel değişimleri olağan kabul etmelidir. Her yaşın ayrı bir güzelliği olduğunu düşünmeli, fiziksel değişimleri, yaşamın getirisi olarak görmelidir.<br />
*Yeni hobiler edinilebilir (takı kursları, seyahat).<br />
*Kişi sağlık durumuna göre spor dalları tercih edilebilir.<br />
*Daha güzel görünmek adına bir şeyler yapılabilir fakat bu “yaşlanmıyorum” mesajını başkalarına vermek için olmamalıdır.<br />
*Birey kendiyle barışık yaşamayı ve kendini sevmeyi yaşam tarzı olarak belirlemelidir.<br />
*Eğer yaşadığı sorunların üstesinden gelemiyor ve yoğun duygular içine giriyorsa mutlaka psikolojik yardım almalıdır.</p>
<h4>Son aramalar:</h4><ul><li><a href="http://www.turkmedikal.com/orta-yas-bunaliminda-yapilmasi-gerekenler.htm" title="orta yaş bayan resimleri">orta yaş bayan resimleri</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/orta-yas-bunaliminda-yapilmasi-gerekenler.htm" title="orta yaş kadın fotoları">orta yaş kadın fotoları</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/orta-yas-bunaliminda-yapilmasi-gerekenler.htm" title="orta yaş dönemi görseller">orta yaş dönemi görseller</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/orta-yas-bunaliminda-yapilmasi-gerekenler.htm" title="ergenlik dönemi bunalımı">ergenlik dönemi bunalımı</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/orta-yas-bunaliminda-yapilmasi-gerekenler.htm" title="ergenlik dönemi bunalım resimleri">ergenlik dönemi bunalım resimleri</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/orta-yas-bunaliminda-yapilmasi-gerekenler.htm" title="35 yaş bunalımı erkek">35 yaş bunalımı erkek</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/orta-yas-bunaliminda-yapilmasi-gerekenler.htm" title="bunalım resimleri">bunalım resimleri</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/orta-yas-bunaliminda-yapilmasi-gerekenler.htm" title="ortayaş bayan resimleri">ortayaş bayan resimleri</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/orta-yas-bunaliminda-yapilmasi-gerekenler.htm" title="orta yaş bunalımında">orta yaş bunalımında</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/orta-yas-bunaliminda-yapilmasi-gerekenler.htm" title="orta yaş bunalımında eş ne yapmalı">orta yaş bunalımında eş ne yapmalı</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkmedikal.com/orta-yas-bunaliminda-yapilmasi-gerekenler.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şizofreni Hastalığı</title>
		<link>http://www.turkmedikal.com/sizofreni-hastaligi.htm</link>
		<comments>http://www.turkmedikal.com/sizofreni-hastaligi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jun 2011 04:49:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarda şizofren]]></category>
		<category><![CDATA[şizofren]]></category>
		<category><![CDATA[şizofren hastalığı ve oranı]]></category>
		<category><![CDATA[şizofren isimleri]]></category>
		<category><![CDATA[şizofren resim]]></category>
		<category><![CDATA[şizofren resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[şizofreni]]></category>
		<category><![CDATA[ŞİZOFRENİ HASTALIĞI HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER]]></category>
		<category><![CDATA[şizofreni yüzdesi erkek kadın]]></category>
		<category><![CDATA[şizofrenlerde ortalama yaş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkmedikal.com/?p=3412</guid>
		<description><![CDATA[Şizofreni hastalığı araştırıcılar tarafından 19. yüzyıldan itibaren araştırılıp tanımlanmaya çalışılmıştır. Psikiyatride kullanılan son tanımlama sistemine göre şizofreni; sosyal izolasyon veya içe kapanma, tuhaf davranışlar(çöp toplama, toplum içinde kendi kendine konuşma gibi); künt, düz, uygunsuz duygulanım; alışılmadık algısal deneyimler( gerçek algısal uyaranların sıklıkla yanlış değerlendirilmesi ya da gerçekte olmayan bir kişinin gerçekten görülmeksizin ya da işitilmeksizin, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-2028" src="http://turkmedikal.com/images/db9985dac598f5145c1d57d9c46281ee.jpg" alt="db9985dac598f5145c1d57d9c46281ee Şizofreni Hastalığı" width="300" height="203" title="Şizofreni Hastalığı" />Şizofreni hastalığı</strong> araştırıcılar tarafından 19. yüzyıldan itibaren araştırılıp tanımlanmaya çalışılmıştır. Psikiyatride kullanılan son tanımlama sistemine göre şizofreni; sosyal izolasyon veya içe kapanma, tuhaf davranışlar(çöp toplama, toplum içinde kendi kendine konuşma gibi); künt, düz, uygunsuz duygulanım; alışılmadık algısal deneyimler( gerçek algısal uyaranların sıklıkla yanlış değerlendirilmesi ya da gerçekte olmayan bir kişinin gerçekten görülmeksizin ya da işitilmeksizin, varlığının hissedilmesi), garip, tuhaf düşünceler (alınganlık (referans) düşünceleri, alışılmadık inançlar, hisler ya da özel beceriler) ile görülebilen, hastanın sosyal, işlevsel , mesleki, akademik ve kendine bakımında daha önce belirlenen düzeye göre anlamlı düzeyde düşme saptanan, ilk tanımlanan algı bozukluğu ve düşünce bozukluğu semptomlarının en az bir ay kadar devam ettiği ve sosyal bozulmanın, işlevsel düşmenin en az 6 ay devam ettiği görüldüğünde tanı konulan bir hastalık olarak tanımlanır.</p>
<p><span id="more-3412"></span></p>
<p style="text-align: justify">
<p style="text-align: justify"><strong>Şizofreni</strong> psikotik bir hastalıktır. Yani, kişinin dış gerçeklikle bağlantısının kaybını içerir, bu da algıların ve dünyanın yorumunun diğer kişilerden farklı olmasıdır. Bu tanım niteliksel değil nicelikseldir. Bazı psikotik bozukluklarda hastalar gerçeği değerlendirme yeteneği ile ilgili bozukluklarını saklayabilirler ya da düşünce ve davranışları diğer insanlar için makul görünebilir. Ancak şizofrenide zihinsel işlevsellikte genellikle derin bir yapılanma bozukluğu vardır, bu nedenle dışa vuran davranışlar gözlemcilere garip gelebilir ve içlerindeki ruhsal deneyimler hastaya anlaşılmaz ve korkutucu gelebilir.</p>
<p style="text-align: justify">
<p style="text-align: justify">Şizofreni bir beyin hastalığıdır ve bir kişilik bölünmesi değildir. Çoğu zaman şizofreni yanlışlıkla kişilik bölünmesi olarak anlaşılır. Şizofreni olarak hastalığı tanımlayan ilk psikiyatrist Eugen Bleuler; düşünme, hissetme, algılama, davranma ve deneyimleme ile ilgili bağların olmamasına dikkati çekmek istemiştir.</p>
<p style="text-align: justify">
<p style="text-align: justify">Şizofreni hastalığının “insidansı” yani her yıl yeni ortaya çıkan vaka sayısı, 100.000’de 10-40 vaka arasındadır. Prevalansı, yani belirlenen süre içerisinde etkilenen popülasyon oranı 100.000’de 100-1700 olarak saptanmıştır.( Warner ve de Girolamo,1995) Şizofreni hastalığı endüstriyelleşmiş bölgelerde, gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelere kıyasla daha fazla görülmektedir. Araştırmalara göre en çok kabul edilen de, endüstriyelleşmemiş bölgelerde hastalık daha kısa ve hafif seyirlidir.</p>
<p style="text-align: justify">
<p style="text-align: justify">Şizofreni prevalansı özellikle bazı toplumlarda yüksektir; özellikle Hırvatistan, Kuzey Finlandiya, İsveç, Kuzey Kanada’nın yerli popülasyonunda, Avustralya’daki Aborjinler ve İrlanda’nın bazı bölgelerinde insidansı yüksek bulunmuştur.</p>
<p style="text-align: justify">
<p style="text-align: justify">Şizofreni hastalığı kadınlarda erkeklerden ortalama 5 yaş daha geç başlamaktadır. 45 yaşından itibaren şizofreni insidansında kadın erkek oranı 2/1 olmaktadır. Erkekler için ortalama başlangıç yaşı 20-25, kadınlar için ise 25-30 yaş civarındadır. Kadınlar şizofreni hastalığını erkeklerden daha hafif formlarda geçirirler. Daha kısa hastanede kalırlar. Hastalık öncesi işlevsellikleri daha iyidir ve beyin yapısında daha az anormal bulgu saptanır. Batı ülkelerinde şizofreni düşük sosyoekonomik gruplarda daha sıktır. Sosyal kayma hipotezi, kişi kaynakları etkin bir biçimde kullanamayıp sosyal olarak aşağı hareket etmektedir diyerek bu durumu açıklamaktadır.Hindistan ve batı olmayan bazı ülkelerde de şizofreni yüksek sosyoekonomik düzeyde daha sık görülmektedir. Fakat bununla ilgili açıklamalar daha spekülatiftir.</p>
<p style="text-align: justify">
<p style="text-align: justify">Evlenmemişlerde, evlenmişlere oranla şizofreni daha sık görülür. Şizofreni öncesi dönemdeki sosyal yetersizlik ya da şizofreninin ortaya çıkması evliliği engeller. Yapılan araştırmalar evli olmayan şizofrenlerin evli olanlara kıyasla daha erken başlangıçlı olduğunu, hastalık öncesi dönemde işlevselliklerinin daha bozuk olduğunu ve hastalığın genel olarak daha ağır seyrettiğini göstermiştir.</p>
<p style="text-align: justify">
<p style="text-align: justify">Şizofrenideki genetik geçiş iyi bilinmektedir. Bununla birlikte bu geçiş, toplumda düşünüldüğünden daha azdır. Hastaların %80’inden fazlasının birince derece akrabalarında etkilenme yoktur ve %60’dan fazlasında da aile öyküsü negatiftir. Genetik geçişi kanıtlayan çalışmalar sonrasında ortaya çıkan oranlar: Tek yumurta ikizlerinde %48 , anne ve babası şizofreni olan çocukta %46, çift yumurta ikizlerinde %17, ebeveynlerde varsa %6, kardeşlerde hastalık varsa %9, torunlarda %5, yeğenlerde %4 ve hala-amcada varsa %2 oranında geçiş görülebilir.</p>
<p style="text-align: justify">
<p style="text-align: justify">Düşük doğum ağırlığı, preeklampsi varlığı, prematürite,ilk trimesterde ciddi beslenme bozukluğu, kan rhesus(Rh) uyuşmazlığı, ikinci trimesterde influenza enfeksiyonu, kış veya erken bahar aylarında doğum ve neonatal hipoksi(doğum sırasında oksijen yetersiliği) durumu da şizofreni riskini arttırmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify">
<p style="text-align: justify">Şizofreni hastalığının gidişatını üç evreye ayırabiliriz: Başlangıç evresi, orta evre ve geç evre. Başlangıç evresi hastalığın başlangıç bulgularından psikozun başlama evresine kadar geçen süreyi göstermektedir. Başlangıç evresi yavaş ve hızlı olabilir ve her iki durum da eşit oranda görülmektedir. Orta evre ise, sürekli veya dalgalı olabilir. Dalgalı seyirler arasında kalıcı semptomlar olsa da her epizodun tanımlanabilen başlangıç ve sonu vardır.Geç evre, düzelmiş ve yıkıcı olarak ikiye ayrılır. İyi sonuç oranı son 50 yılda artış göstermektedir. Şizofreni hatalığının sonucuyla ilgili belirgin bir heterojenite vardır, mükemmel uyumdan tam yeti yitimine kadar. Şizofreni, hastaların %75’inde çeşitli derecelerde yeti yitimine sebep olan kronik bir hastalıktır.Şizofreninin ortalama sonucu ağır mizaç bozuklukları da dahil olmak üzere diğer major ruh hastalıklarından kötüdür. Bireysel olarak şizofreninin seyrini tahmin etmek zordur fakat hastaların çoğu için hastalık süreci belirgin olarak ilerlemez. Genellikle başlangıçtan 5-10 yıl sonra yıkım bir platoya ulaşır ve uzun bir süre stabil kalır veya düzelme bulgularıyla devam eder.</p>
<p style="text-align: justify">
<p style="text-align: justify">Şizofreni hastalığının tedavisi hem farmakolojik hem de psikososyal ve rehabilitasyon tedavileriyle yapılır. Farmakolojik tedaviler antipsikotik ilaçlarla yapılır. Burada bilinmesi gereken en önemli nokta doz ayarlanması ve uygun ilaç seçimidir. Antipsikotik ilaçların dozları hastalığın epizodik seyrine göre ayarlanmalıdır. Bu sebeple hastaların doktor kontrolleri de buna uygun aralıklarda olmalıdır. Tedavideki en önemli noktalardan bir diğeri de hastanın sürekli aynı doktor ve sağlık ekibi tarafından takip edilmesidir. Ülkemizde henüz bu sisteme geçilememiştir. Fakat Amerika’da ve diğer bazı Avrupa ülkelerinde her şizofreni hastasının sürekli gittiği bir sağlık ekibi vardır, hastalar gitmeleri gereken aralıkta gitmedikleri takdirde bu ekip hastanın takibini hastanın istemi dışında da yapabilme hakkına sahiptir. Bu ekip hastalığın bulunduğu evreye göre hastanın doktor kontrol zamanlarını belirler, rehabilitasyon hizmetlerini düzenler ve ilaçlarını kontrol eder. Bu sistemle birlikte şizofreni hastalarının topluma kazandırılmalarında artma olmuş ve bahsedilen son 50 yıldaki hastalığın iyi seyrinin artışını sağlamıştır.</p>
<p style="text-align: justify"> <!-- Bu etiketi başlığınıza veya kapanış gövde etiketinden hemen önceye yerleştirin.  -->  <!-- Bu etiketi +1 düğmesinin görünmesini istediğiniz yere yerleştirin --> </p>
<h4>Son aramalar:</h4><ul><li><a href="http://www.turkmedikal.com/sizofreni-hastaligi.htm" title="şizofren isimler">şizofren isimler</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/sizofreni-hastaligi.htm" title="şizofren isimleri">şizofren isimleri</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/sizofreni-hastaligi.htm" title="kadınlarda şizofreni">kadınlarda şizofreni</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/sizofreni-hastaligi.htm" title="kadınlarda şizofren">kadınlarda şizofren</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/sizofreni-hastaligi.htm" title="şizofrenik isimler">şizofrenik isimler</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/sizofreni-hastaligi.htm" title="şizofren hastalığı">şizofren hastalığı</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/sizofreni-hastaligi.htm" title="alınganlık hastalığı">alınganlık hastalığı</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/sizofreni-hastaligi.htm" title="kendi kendine konuşmak">kendi kendine konuşmak</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/sizofreni-hastaligi.htm" title="şizofren resimler">şizofren resimler</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/sizofreni-hastaligi.htm" title="şizofren resimleri">şizofren resimleri</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkmedikal.com/sizofreni-hastaligi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kulağından diş çıktı</title>
		<link>http://www.turkmedikal.com/kulagindan-dis-cikti.htm</link>
		<comments>http://www.turkmedikal.com/kulagindan-dis-cikti.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jun 2011 04:39:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkmedikal.com/?p=3394</guid>
		<description><![CDATA[İngiltere&#8217;de yaşayan Stephen Hirst&#8217;ün 33 yıl boyunca çektiği ağrının sebebi sonunda ortaya çıktı. Çocukluğundan beri dayanılmaz bir kulak ağrısı çeken eski madenci Stephen Hirst, ağrısı yüzünden doğru düzgün uyumadı. Hiçbir işe konsantre olamadı hatta zaman zaman ağrıdan kafasını duvarlara vuracak noktaya geldi. Tam 33 yıl boyunca gidilmedik doktor bırakmayan Stephen Hirst, sonunda ağrıdan kurtuldu. Gittiği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify"><img class="alignleft" src="http://turkmedikal.com/images/b07dcdfed6e7737be413a875608ccbf9.jpg" alt="b07dcdfed6e7737be413a875608ccbf9 Kulağından diş çıktı" width="144" height="180" title="Kulağından diş çıktı" />İngiltere&#8217;de yaşayan Stephen Hirst&#8217;ün 33 yıl boyunca çektiği ağrının sebebi sonunda ortaya çıktı.</p>
<p><span id="more-3394"></span></p>
<p style="text-align: justify">Çocukluğundan beri dayanılmaz bir kulak ağrısı çeken eski madenci Stephen Hirst, ağrısı yüzünden doğru düzgün uyumadı. Hiçbir işe konsantre olamadı hatta zaman zaman ağrıdan kafasını duvarlara vuracak noktaya geldi.</p>
<p style="text-align: justify">Tam 33 yıl boyunca gidilmedik doktor bırakmayan Stephen Hirst, sonunda ağrıdan kurtuldu. Gittiği son doktor iç kulağında sıkışmış bir diş buldu. Yapılan müdahaleyle sıkışan diş çıkarıldı ev Stephen Hirst derin bir nefes aldı.</p>
<p style="text-align: justify">Hirst, kendisine bu garip olayı soranlara, &#8220;14 yaşında başımı masaya çarpmıştım, herhalde o zaman oldu&#8221; diye cevap veriyor. &#8220;Kulağıma pamuk yerleştirdim, antibiyotik iğneleri yaptırdım ama ağrım geçmek bilmedi. Gitmediğim kulak-burun-boğaz doktoru kalmadı&#8221; diyen Hirst, dişini hatıra olarak saklayacak.</p>
<p style="text-align: justify">Ohaaa diyoruz <img src='http://turkmedikal.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt="icon smile Kulağından diş çıktı" class='wp-smiley' title="Kulağından diş çıktı" /></p>
<p style="text-align: justify">Kaynak: Hürriyet</p>
<p> <!-- Bu etiketi başlığınıza veya kapanış gövde etiketinden hemen önceye yerleştirin.  -->  <!-- Bu etiketi +1 düğmesinin görünmesini istediğiniz yere yerleştirin --> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkmedikal.com/kulagindan-dis-cikti.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Domuz gribi belirtileri nelerdir</title>
		<link>http://www.turkmedikal.com/domuz-gribi-belirtileri-nelerdir.htm</link>
		<comments>http://www.turkmedikal.com/domuz-gribi-belirtileri-nelerdir.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jun 2011 04:28:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[domuz gribi belirtileri 2011]]></category>
		<category><![CDATA[domuz gribi belirtileri 2011 yüksek ateş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkmedikal.com/?p=3416</guid>
		<description><![CDATA[Domuz gribinin belirtileri nedir? Nasıl korunulur? İşte o herkesin merak ettiği sorulara yanıtlar; DOMUZ GRİBİ BELİRTİLERİ -Yüksek ateş, -Göz çukurlarında da hissedilen şiddetli baş ağrısı, -Boğaz ağrısı, -Öksürük, -Genel vücut ağrısı, -Halsizlik, bitkinlik, üşüme şeklinde… Bazı domuz gribi vakalarında kusma ve ishalin, ağır vakalarda pnömoni, solunum yetmezliği ve bazen de ölümün görülebildiğine vurgu yapıldı. Ancak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1283" src="http://turkmedikal.com/images/ef38990717e85220c96cfbc3b439a11f.jpg" alt="ef38990717e85220c96cfbc3b439a11f Domuz gribi belirtileri nelerdir" width="230" height="175" title="Domuz gribi belirtileri nelerdir" />Domuz gribinin belirtileri nedir? Nasıl korunulur?</p>
<p>İşte o herkesin merak ettiği sorulara yanıtlar;</p>
<p><span id="more-3416"></span></p>
<p><strong>DOMUZ GRİBİ BELİRTİLERİ<br /> </strong><br /> -Yüksek ateş,<br /> -Göz çukurlarında da hissedilen şiddetli baş ağrısı,<br /> -Boğaz ağrısı,<br /> -Öksürük,<br /> -Genel vücut ağrısı,<br /> -Halsizlik, bitkinlik, üşüme şeklinde…</p>
<p>Bazı domuz gribi vakalarında kusma ve ishalin, ağır vakalarda pnömoni, solunum yetmezliği ve bazen de ölümün görülebildiğine vurgu yapıldı.</p>
<p>Ancak Türkiye’deki son vakada yüksek ateş görülmedi. Domuz gribine yakalanan çocuğun sadece burun akıntısı vardı.</p>
<p><strong>VİRÜS NASIL BULAŞIYOR?<br /> </strong>-En yaygın olarak solunum yoluyla bulaşıyor.</p>
<p>-Virüsü taşıyan kişi öksürüp hapşırırsa, 4 metreye kadar hiç temas etmeseniz bile size bulaşabiliyor.</p>
<p>-Havaya saçılan partiküller havada uzunca bir süre kalabiliyor ve bunların solunmasıyla solunum yoluyla kişiye geçiyor.</p>
<p><strong>DOMUZ ETİ GÜVENLİ Mİ?<br /> </strong><br /> Domuz gribinin, usulüne uygun hazırlanan domuz eti veya diğer domuz ürünlerinin yenmesiyle bulaştığına ilişkin bulgunun olmadığı ve virüsün, 70 derece ısıtılınca öldüğü bildirildi.</p>
<p> <!-- Bu etiketi başlığınıza veya kapanış gövde etiketinden hemen önceye yerleştirin.  -->  <!-- Bu etiketi +1 düğmesinin görünmesini istediğiniz yere yerleştirin --> </p>
<h4>Son aramalar:</h4><ul><li><a href="http://www.turkmedikal.com/domuz-gribi-belirtileri-nelerdir.htm" title="göz gribi belirtileri">göz gribi belirtileri</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/domuz-gribi-belirtileri-nelerdir.htm" title="domuz gribi belirtileri 2011">domuz gribi belirtileri 2011</a></li><li><a href="http://www.turkmedikal.com/domuz-gribi-belirtileri-nelerdir.htm" title="domuz gribinin teşhisi zararları nelerdir nedir">domuz gribinin teşhisi zararları nelerdir nedir</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkmedikal.com/domuz-gribi-belirtileri-nelerdir.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

