Archive for the ‘Ağız ve Diş Sağlığı’ Category

Kanal Tedavisi

Niçin kanal tedavisi yapılır?
Öncelikle şu bilinmelidir ki, doğal dişin
yerini hiç bir yapay diş tutmaz. Dolayısıyla doğal dişlerimiz tedavi ederek
son noktaya kadar korumalıyız. Dişlerimizden biri hastalandığında en bilinen
koruma yöntemlerinden biri de kanal tedavisidir. Kanal tedavisi hasar görmüş
dişlerin korunmasında yardımcıdır. Pulpa (sinir, kan, lenf damarlarını
içeren dişin içindeki yumuşak tabaka), kendini tamir edemeyecek derecede
hasar gördüğünde pulpa ölür. genellikle buna, kırık dişlerdeki veya derin
çürüklerdeki bakteriler sebep olur. Bakteriler dişin özünde
iltihaba yol
açar. Hasar görmüş veya hastalanmış pulpa çıkarılmazsa diş ve çevresindeki
dokular enfeksiyona maruz kalır. Ve sonunda dişinizi tamamen
kaybedebilirsiniz.

Hepsini Oku »

Son aramalar:

AĞIZ KANSERİ

Ağız kanserlerinin sıklığı ve ciddiyeti Ağız kanserlerinin çoğunluğu 45 yaşın üzerinde ortaya çıkar ve erkeklerde oluşma olasılığı kadınlara oranla 2 kat fazladır.
Ağız kanserlerinin oluştuğu bölgeler sıklıkla; dil, ağız tabanı, dil köküne yakın yumuşak damak alanları, dudaklar ve dişetleridir. Ağız kanserleri erken dönemde teşhis edilerek tedavi sağlanmazsa yayılarak sürekli ağrı, fonksiyon kaybı, tedavi sonrası düzeltilmesi mümkün olmayan yüz ve ağız deformiteleri, hatta ölümlere neden olabilir. Dişhekimine düzenli aralıklarla gidilmesi ağız kanserlerinin erken dönemde yakalanması açısından da önemlidir.
Ağız kanserlerinin nedenleri nelerdir?
Ağız kanserlerinin kesin nedeni tam olarak bilinmez. Bununla beraber, tütün ürünleri, alkol ve bazı besinlerdeki karsinojen maddeler ve fazla güneş ışığına maruz kalınması gibi faktörlerin ağız kanseri riskini arttırdığı bulunmuştur. Genetik yatkınlık ta ağız kanserleri için risk faktörleri arasındadır.
Ağız kanserlerinin muhtemel belirtileri;

Hepsini Oku »

Ağız Yaraları

Ağız mukozasının iltihaplanmasına genel olarak stomatit, dilin iltihaplanmasına ise glossit adı verilir. Ağız içinde bulunan mikroplar ve mantarlar bir denge halindedirler. Bu dengeyi bozan ve enfeksiyon etkeni olan bakteriler, virüsler ve mantarlar ağızda ülser meydana getirebilirler. Ayrıca bazı kan hastalıklarında ve tedavi için kullanılan ilaçlara bağlı olarak da ağızda yaralar görülür. Ağızdaki dişler ve takma dişler de mukozayı tahriş edebilir Ağız içinde en çok görülen yaraların bir çeşidi, ağrılı olduğu için konuşmayı güçleştiren aftöz stomatit ve herpes (uçuk) denilen, bazen tek veya 2-3 tane bulunabilen 3-5 mm. çapında oval veya yuvarlak, kenarları belirgin kabarcıklardır. Bunların etkeni virüs olduğu için tam bir tedavisi yoktur. Antibiotik ve antimikotik (Tetrasik-lin, Misteklin), ayrıca kortizon, B vitamini kompleksi ve C vitamini verilebilir.

Hepsini Oku »

Son aramalar:

Ağız ve Ağız Hastalıkları

Sindirim borusunun ilk boşluğu olan ağız, mukoza dediğimiz ince bir epitel tabakası ile kaplıdır. Mandibula denilen alt çene kemiği ve maksilla denilen üst çene kemiği üzerinde sıralanmış dişler ve yanak ile çevrili olan ağız boşluğu önde dudaklarla kapanır, arkada sindirim ve solunum borusuna açılır. Ağzın içinde birçok kasların birleşmesinden oluşan, çiğneme ve konuşma işlevinde yardımcı, cok hareketli bir organımız olan dil bulunur. Yediğimiz ve içtiklerimizden zevk almamızı sağlayan tat alma duyusunun organı olarak dil bu işlevini üzerinde bulunan tat alma tomurcukları aracılığıyla yapar, besin ve cisimlerden aldığı kimyasal değişiklikleri beyine iletir. Bu tomurcuklar başlıca 4 temel tadı (tatlı, ekşi, acı, tuzlu) ve dokunma duyusunu hissederler. İnce tat farklılıklarında koku alma duyusunun da ortak rolü vardır.

Hepsini Oku »

Son aramalar:

Nefes kokması ciddi hastalıkların habercisi

Nefes kokması ciddi hastalıkların habercisi
olabilir

Zamanında hekime
başvurulduğunda ve doğru sebep tespit edildiğinde bu hastalığa çözüm
bulmak çok kolay!
Halk arasında “ağız
kokusu” olarak bilinen “nefes kokusu”, erişkinlerin bir çoğunda
ömürlerinin bir bölümünde ya da sürekli olarak görülüyor. Zaten ağız
kokması çocukluktan başlayan bir rahatsızlık değil. Daha çok yetişkin
dönemde ortaya çıkıyor. İşte yaşamın bu evresinde karşılaşılan ağız
kokusu, bireylerin sosyolojik ve psikolojik hayatlarını olumsuz
etkiliyor. Acıbadem Hastanesi Kadıköy Kulak Burun Boğaz (KBB)
Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hasan Tanyeri kişilere rahatsızlık veren bu
sorunun altında önemli hastalıklar olabileceğine dikkat çekerek nefes
kokusu şikayeti olan kişileri uyarıyor.
Nedenleri

Hepsini Oku »

Son aramalar:

Yirmi Yaş Dişleri Çekilsin mi Çekilmesin mi?

Yirmi yaş dişleri genellikle 17-25 yaşları
arasında çıkmaya başlar. Yirmi yaş dişleri, ağızda en son çıkan ve en
fazla soruna neden olan dişlerdir

Çenede yeterli alan olmadığı durumlarda 20 yaş dişleri tam çıkamaz;

gömük, ya da yarı gömük kalır. Diş yüzeye çıkamadığı için kişiye
rahatsızlık verir, kimi durumlarda yüzde ani şişliklere veya çenelerin
kilitlenmesine yol açar. Şiddetli ağrılar, görülür. Bu sebeplerle sorun
yaratan

Hepsini Oku »

Son aramalar:

YİRMİLİK DİŞLER

Hepimizin bildiği
gibi ağzımızda en son süren dişler üçüncü azı dişleridir. Genelde 17 ila
25 yaşları arasında sürmeye başlarlar. Bu dişlerin ağızda bırakılıp bırakılmaması
konusu tartışmalıdır. Eğer doğru pozisyonda sürerlerse ve çevre dokulara
zarar vermiyorsa bu dişin yerinde kalmasında bir sakınca yoktur. Çene kemiğine
kaynaşmış ve anormal pozisyonlu bir dişin (röntgenle tespit edilmiş) ileride
yol açacağı zararlar göz önüne alınarak çekimine karar verilebilir. Diş
arkındaki yer darlığı durumlarında dişin sürmesi dişeti- kemik ve diğer
komşu diş engeline takılabilir.

Hepsini Oku »

Son aramalar:

Ağız kokusuna çözüm

Ağız kokusunun sebep olduğu sıkıntılar artık bitiyor. Çare bulundu. İşte çözüm.

Yaygın bir sorun
Ağız kokusu oldukça yaygın bir sorun, aynı zamanda sosyal bir incinme sebebi. Psikolojik sorunları beraberinde getiriyor. Ağız kokusunun sebep olduğu sosyal problemler biyolojik problemlerden daha fazla. Hatta eğer ağız kokusu sosyal bir problem yaratmasaydı belkide bir hastalık olarak görülmeyecek, tedavisi için emek ve gayret sarfedilmeyecekti.

Hepsini Oku »

Son aramalar:

Beslenme ve Çürük

Diş çürüğünün oluşumunda; dişin çürüğe yatkın olması, çürük yapıcı bakterilerin varlığı, diyetteki karbonhidratlar, gıdaların ağızda kalma süresi rol oynuyor.

Besinler; proteinler, yağlar, karbonhidratlar, mineraller, vitaminler ve su olmak üzere 6 gruba ayrılıyor. Sağlıklı bir yaşam için bu temel 6 grubun kendi aralarında bir denge oluşturması gerekiyor.
Besin maddelerinden; karbonhidratlar, yağlar ve proteinler enerji veriyor. Büyümeyi sağlıyor ve yıpranma ile karşılanan dokunun varlığını korurken, vitaminler, mineraller ve su, enerji vermelerine karşın, organizmada enerjinin kullanılmasında yardımcı olurlar.

Hepsini Oku »

Son aramalar:

Çocuklar dişlerini nasıl fırçalamalıdır?

Dişlerinizi kapatıp, yuvarlak hareketlerle ön dişlerinizin görünen yüzlerini fırçalayın.
” Yine dişleriniz kapalı iken yuvarlak hareketlerle her iki taraftaki arka dişleri de fırçalayın.
” Ağzınızı açıp, arka dişlerinizin çiğneyici yüzeylerini ileri geri hareketlerle fırçalayın.
” Alt ve üst arka dişlerinizin iç yüzeylerini süpürme hareketi ile fırçalayın.
” Alt ön ve üst ön dişlerinizin arka yüzeylerini ancak diş fırçasını dik tutarak fırçalayabilirsiniz.

Son aramalar: