Archive for the ‘Cinsel Sağlık’ Category
Parazitik Olmayan Dalak Kistleri
Parazitik olmayan dalak kistleri seyrek görülen hastalıklardandır. Literatürde bildirilen 1000 kadar olgu vardır. En sık 20-45 yaş arasında görülürler. Kadınlarda biraz daha sıktır. Sıklıkla asemptomatiktir. En sık belirti sol üst kadran ağrısı ve dolgunluk hissidir. Tüm hastalarda klinik ya da radyolojik splenomegali saptanır. Morgenstern’in 23 hastalık sensinde en sık bildirilen tip, kist iç yüzeyinin skuamöz epitelle döşeli olduğu epidermoid kist tipidir.
Parazitik olmayan kistlerin tipik bir görünümü vardır. Kist duvarının içi beyaz ya da gri-beyaz renkte, düzgün ve parlaktır ve fibröz trabeküler bir yapı gösterirler. Kist sıvısının akışkanlığı değişkendir. Berrak ya da sarı, yeşil, kahverengi olabilir. Kist sıvında karsinoembriyonik antijen ve Ca 19-9 düzeyleri yüksek bulunabilir. Kist duvarının mik-roskopik incelenmesinde epitel yüzeyi mezoteliyal, transiz-yonel veya epidermoid yapıda olabilir. Bazı kistlerde her üç tip epitel de bulunabilir. Belirgin bir epitel tabakası bulunmaması yetersiz kesit alınmasına veya epitelin dökülmesine bağlı olabilir.
Bu kistlerin büyük olasılıkla konjenital oduğu düşünülür. Kist boyutları milimetrik olabildiği gibi 20-25 cm çapa da ulaşabilirler. Tanıda en sık ultrasonografi kullanılır. Pa-
razitik olmayan dalak kistlerinin ancak % 5 kadarı kompli-kasyonlara yol açar. Travmatik ve nadiren spontan perfo-rasyon göstererek peritonite neden olabilirler. Sekonder kist infeksiyonu gelişebilir. Hipersplenizm ve böbreğe baskı yaparak hipertansiyon gibi komplikasyonlar da bildirilmiştir.
Dalak kunt karın travmalarında en sık yaralanan organdır. Dalağın travmatik kistleri beklenen şekilde organize olmayan büyük, subkapsüler veya intrasplenik hema-tomlardan gelişirler. Normalde bu hematomlarm organize olarak rezorbe olmaları veya fibröz doku ile yer değiştirmeleri beklenir. Bu seyirin olmaması halinde kistik bir değişime neden olabilirler. Bu tür kistlerde epitel tabakası yoktur.
Dalak kistlerinin sınıflandırılması tartışmalıdır. Epitel tabakası olup olmamasına bağlı olarak yapılan sınıflamalar (gerçek ve yalancı kist) olduğu gibi kistin gros görünümü esas alınarak yapılan sınıflamalar da vardır (Tablo 1).
Klasik tedavi yöntemi splenektomidir. Dalağın korunmak istenmesi halinde, kısmi splenektomi de bir tedavi seçeneğidir. Kısmi splenektominin zorlukları nedeni ile kistin arka duvarı bırakılarak totale yakın çıkarılması da önerilen bir tedavi şeklidir. Bu daha basit ve kansız bir ameliyat yöntemidir. Sakıncası ise rekürrens olasılığıdır. Dalak kistlerinin tedavisi açık cerrahi ile yapılabildiği gibi lapa-roskopik olarak de yapılabilir. Küçük, belirti vermeyen ve radyolojik incelemelerde düzgün duvarlı ve solid alan içermeyen kistlerde ameliyatsız izlem yapılabilir. Duvarda kal-sifikasyon olması tek başına ameliyat indikasyonu değildir.
Tablo 1. Dalak Kistlerinin sınıflandırılması
Parazitik Parazitik olmayan
1. Konjenital
a. Mezoteliyal, transizyonel veya epidermoid hücre
sırası ile döşeli
b. Hücre sırası ile döşeli olmaksızın tipik makroskopik
görünüm
2. Neoplastik
a. Endotel kaynaklı: Lenfanjiom, hemanjiom
b. Kist yapısında primer veya metastatik tümörler
- Travmatik
- Dejeneratif
1450
DALAK KİST, APSE VE TÜMÖRLERİ • 1451
Aspirasyonla kist içeriğinin boşaltılması uygun bir tedavi yaklaşımı değildir. Bu işlem sonrası tekrar sıvı toplanması kural gibidir.
Kalp sorunlarının cinsel hayata etkisi
Sevişirken ve seks sırasında ne kadar efor harcıyorsunuz? Sevişme ve seks esnasında kalp-damar hastalığı yaşayan kişilerin kalp sorunu yaşayıp kalp krizi geçirme korkusu cinselliğin tam olarak yaşanamamasına neden olabiliyor. Peki, bu gibi durumlarda ne yapmak lazım? İşte ayrıntılar…
Hattat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Halim Hattat, kalp hastalarının en büyük korkularından, çekincelerinden birinin seks yapmak olduğunu ve bu nedenle kalp-damar hastalığı yaşayan birçok kişi seksin tehlikeli olduğunu düşünüp cinsellikten tamamen vazgeçtiğini belirtiyor.
Üstelik bu durum sadece erkekler için geçerli değil. 40-60 yaşlarında kadar erkeklerde daha fazla görülen kalp hastalıkları, menopoz sonrası hormon değişimleriyle kadınları da etkiliyor. Bu durumda hem erkek hem kadın, hem de partnerlerin cinselliğe dair endişeleri çoğalıyor.
Seks kalp hastalarının yeni ilacı
Ancak Prof. Hattat’ın açıklamalarına göre; kalp hastalığının cinselliğe engel olmadığı, hatta kalp performansını yükselterek ömrü uzattığı biliniyor.
Seks sırasında ne kadar efor harcıyorsunuz?
Aslında seks için gereken enerji öyle çok fazla değil. Araştırmalar birçok çiftin cinsellik için 5-15 dakika harcadığını gösteriyor. Seks sırasındaki oksijen tüketimi 1 veya 2 kat merdiven çıkmaya eşit. Bir çok kişi için cinsellik için gereken enerji bir eşya taşımak, orta şiddette 20 dakika yürüyüş yapmak, bahçe ve ev işleriyle uğraşmaktan fazla değil.
Normalde cinsellik esnasında kalp hızı dakikada 110-130 atım arasında oluyor. Bu da hafif-orta şiddette yapılan bir egzersize eşit bir rakam. Büyük tansiyon (sistolik kan basıncı) yaklaşık 2 katına yani 120 mm Hg’den ortalama 150-180 mm Hg’ye, bazı durumlarda ise 240 mm Hg’ye kadar çıkabiliyor. Solunum hızı da dakikada 16-18 nefesten yaklaşık 60 nefese çıkıyor. Bu rakamlar erkekler için biraz daha yüksek olabiliyor. Bu durum özellikle erkeğin üstte olduğu pozisyonlarda görülüyor.
Sonuçta cinsel ilişki kalp hastalarına çok fazla yük bindiren bir durum değil. Ancak aldatma gibi stres yaratan durumlarda ve farklı aktivitelerde kalbin üzerindeki yük biraz daha fazla.
Seks kalpten ölümleri arttırır mı?
Oysa cinsel aktivite sonrası içinde kalp krizi geçirme riski veya cinsellik esnasında kalpteki sorunlara bağlı ölümler oldukça nadirdir. Sağlıklı bir kişide seks sonrasında kalp krizi görülme riski yaklaşık 1 milyonda 2,5’tur. Bu rakam daha önce kalp hastalığı geçiren kişilerde 1 milyonda 25’e kadar çıkar. Ancak yine de oldukça düşük bir risk söz konusudur.
Örneğin yapılan bir çalışmaya göre 5500 koroner problemlere bağlı ölümlerin yalnızca %1’i sekse bağlı olarak gelişmiş. Bunların da çoğu evlilik dışı ilişki olduğundan suçluluk, endişe ve acelecilik hislerinin bu ölümlere katkıda bulunduğu düşünülüyor. Ancak özellikle erkekseniz, daha önceden geçirilmiş bir kalp krizi hikâyeniz varsa ve aşırı hareketsiz bir hayat tarzı sürüyorsanız riskinizi arttırdığınızı bilmelisiniz.
Hangi pozisyonlar kalbe daha faydalı?
Aslında bazı pozisyonların diğerlerine göre kalbi daha fazla zorladığı çok da doğru değil. Erkek üstte, kadın üstte, yan yana, oral seks ve mastürbasyon arasında bu açıdan bir fark yok. Yani çift olarak seçtiğiniz pozisyonda rahatlık hissetmeniz yeterli. Ancak bazı uzmanlar eğer erkekte bir kalp sorunu varsa yan yana pozisyon veya kadının üstte olduğu pozisyonlar seçilerek erkeğin harcadığı eforun azaltabileceğini düşünüyor. Zamanla doktor kontrolünde yapılan doğru bir egzersiz ve kondisyon programı ile erkeğin fitness seviyesi düzeltilerek eski pozisyonlara geri dönülebilir.
Kalp hastalığı cinsel sorunları arttırır mı?
Kalbi etkileyen her şey cinselliği de etkiler. Yani kalp damarlarını etkileyecek herhangi bir sorun (şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kolesterol problemi, plak oluşumu, sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi, hareketsiz bir yaşam) cinsel bölgeye giden damarlarda da hasar yaratır. Bu nedenle kalp hastalıklarında, şeker problemi, tansiyon ve damar sertliğinde başta sertleşme sorunları olmak üzere çeşitli cinsel sorunları daha sık görülür. İstek azlığı, sertleşme sorunu, tatminsizlik yaşayan erkekte performans endişesi gelişerek kısırdöngü şeklinde sertleşme problemi daha da artabilir.
Kalp ilaçları da cinselliği bozabilir
Kalp hastalıklarında kullanılan ilaçlar cinsel isteği azaltıp sertleşme sorununa neden olabilir. Biz bu durumda eğer hasta için uygunsa kalp hekimi ile görüşüp cinselliği daha az etkileyen ilaçların kullanılıp kullanılamayacağını tartışıyoruz. Ancak bu ilaçların muhakkak kullanılması gerekirse o zaman hastaya bunun hayatı için önemli olduğunu anlatıyoruz. Bu durumda hastalara başka öneriler sunuyoruz. Cinselliğin farklı boyutlarını öğretiyoruz. Bypass sonrasında korkular nedeniyle nitrat grubu ilaçlara psikolojik bir bağımlılık gelişebilir. Bu durumda da psikolojik bir yardım almalarını öneriyoruz. Bazen anksiyete veya depresyona yönelik ilaçlardan yardım alıyoruz.
Sertleşme sorunu görülebilir
Kalp krizi sonrasında sertleşme sorunu hem fiziksel hem psikolojik nedenlerle ortaya çıkabilir. Bir erkek eforlu bir hareket esnasında veya seks yaparken kalp ağrısı yaşıyorsa korkup psikolojik olarak sertleşme sorunu yaşayabilir. Bu durumda damarları rahatlatan nitrat grubu ilaçlar kullanılabilir (ancak bunlar da sertleşme ilaçları ile alınamaz). Kalp krizinden ve ölümden korkmak da, performans endişesi yaratarak sertleşmeyi bozabilir.
Performans ilaçları kullanırken dikkat!
Kalp damar sorunu yaşayan kişilerde sertleşme sorununda kullanılan ilaçlar oldukça yüz güldürücü sonuçlar verebiliyor. Ancak nitrat grubu ilaçları kullanan hastaların bu ilaçları kullanmamaları gerekiyor.
Partnerler moralinizi bozmayın
Kalp krizi yaşayan birçok kişi endişeli, depresif ve sıkıntılı hisseder, hatta partnerlerinin onları beğenmediğini düşünür. Bir başka durum da partnerin aşırı korumacı hale gelmesidir ki bu durumda hastanın moralini bozar.
Belsoğukluğu hastalığı ve tedavisi
Cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon hastalığı olan belsoğukluğuna, üreme kanalında, sıcak ve nemli yerlerde yayılın bulaşan bakteriler neden olur ve hem erkeklerde hem de kadınlarda görülen bir rahatsızlıktır.
Kadınlarda; rahim ve fallop tüplerinde, erkek ve kadında idrar yolunda, ağız, göz, boğaz ve anüste gelişebilir.
Bu hastalığa sahip olabilecek biriyle cinsel ilişkiye girdikten sonra gözlerinize dokunmayın, göze mikrop bulaştırabilirsiniz ve göz iltihabına maruz kalabilirsiniz. El sıkışma ya da tuvalet yolu ile bulaşmaz.
Hamilelerde bel soğukluğu ise, bebeğin yaşamını tehdit eden eklem enfeksiyonu ya da kan enfeksiyonu körlüğe neden olmaktadır.
Enfeksiyon raporlarına göre, 2007 yılında, Amerika ve Afrika’daki genç kadınlarda erkeklerden iki kat daha fazla bel soğukluğu tespit edilmiştir.
Belirtiler hafiftir ve başlarda gözden kaçırılabilir. Bunlardan bazıları:
İdrar sırasında ağrı ve yanma,
Vajinal akıntı ve kanlı idrar,
Adet dönemleri arasında kanamalar,
Ağrılı kanamalar,
Cinsel ilişki sırasında ağrı.
Bu belirtileri gördüğünüzde, hemen bir doktora başvurmalı ve cinsel teması kesmelisiniz. Erkeklerde de kanama, akıntı, ağrı, kaşınma ve ağrılı bağırsak enfeksiyonları ortaya çıkar.
Belsoğukluğu hastalığının tedavisine, yapılacak olan idrar testi sonuçlarına göre yön verilir.
İdrar Yolu enfeksiyonları ve tedavisi
Tıp dilinde gonore adı verilen ve bir çeşit zührevi hastalık olan belsoğukluğu hastalığı, cinsel yolla bulaşan hastalıkların içinde en sık karşılaşılan rahatsızlıkların başında gelir ve hem kadının hem de erkeğin idrar sorunları yaşamasına neden olur.
Erkeklerde, idrar yollarında acıma, yanma, şişlik ve akıntı ile belirir. Akıntı cerahatlidir. Bu cerahat ellere bulaşacak ve eller de gözlere sürülecek olursa, körlüğe neden olabilir.
Kadınlarda da, beyazımtırak cerahatli akıntı, sık sık idrara gitme, idrar yaparken ağrı ve yanma ile kendini gösterir. Üreme organlarında akıntı görüldüğünde, mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Aksi halde kendisinde bel soğukluğu görülen, bu hastalığı cinsel ilişkide bulunduğu herkese bulaştırır.
İdrar tutukluğu
Mesane (idrar torbası) dolu olduğu halde idrar yapılamaz. Karnın alt bölgesi gerginleşmiştir. Bastırılınca ağrı hissedilir. Tıp dilinde akut retansiyon adı verilen bu durumun nedenleri çeşitlidir.
Örneğin, böbreklerde taş, prostat büyümesi, idrar yollarının doğuştan kusurlu olması, fazla miktarda alkol içmek, mesane felci, belsoğukluğu, sinir hastalıkları veya üşütmek idrar tutukluğuna neden olabilir. İlk tedbir olarak hastanın karnına içinde sıcak su olan bir şişe konur. Sıcak su ile banyo yapılırken, idrar çıkarmaya çalışılır.
İdrar yollarında yanma
İdrar yollarında veya idrar yaparken yanma çeşitli nedenlerden kaynaklanır. Belsoğukluğu, ülser, mesane iltihabı, prostat iltihabı, mesane uru, yumurtalık iltihabı, apandisit düşünülebilir. Bu nedenle tedaviye geçmeden önce, hastalığı doğuran nedeni tespit etmek gerekir. Tedavi, hastalığı doğuran nedene göre yapılır.
İdrar yolları iltihabı
İdrar torbası iltihabı idrar yolları taşı, belsoğukluğu veya eklem hastalıklarının neden olduğu bir hastalıktır. Çok içki içenlerde görülür. İdrar yollarında acıma hissedilir. Tedaviye yardımcı olmak için bol miktarda su içilir, sıcak banyolar yapılır.
Kısırlık
Erkek veya kadının döl vermemesi haline, halk arasında kısırlık, tıp dilinde ise sterilite denir. Nedenlerini, erkek ve kadında ayrı ayrı incelemek gerekir.
- Erkeklerde kısırlık
Normal cinsel ilişkide bulunmayan veya menisi olmayan erkeklere kısır denir. Psikolojik etkenler, iktidarsızlık, erkek uzvunda görülen şekil bozukluğu, gereği gibi tedavi edilmemiş belsoğukluğu, yumurtaların yerlerine inmemiş olması, kabakulak hastalığı sırasında husyelerin iltihaplanmış olması kısırlığı doğuran en başta gelen nedenlerdendir.
- Kadınlarda kısırlık
Cinsi münasebetlerin, hamile kalma ihtimalinin çok az olduğu zamanlarda yapılması, fallop borularının tıkalı olması, döl yatağında görülen hastalıklar, hormon salgılarının yetersiz olması, rahim veya dış üretim organlarında görülen şekil bozuklukları, şeker hastalığı veya tiroid bozuklukları, beden yorgunluğu, sinir bozukluğu en başta gelen nedenlerdendir.
Çocuk sahibi olmayan eşlerin, tepeden tırnağa kadar muayene olup, gerçek nedenleri, tespit ettirmeleri gerekir.
Rahim iltihabı
Rahimim iç yüzünün iltihaplanmasına tıp dilinde endometri denir. Nedeni, belsoğukluğu, doğumdan ve çocuk düşürdükten sonra rahimde parça kalması veya rahim düşüklüğüdür. Hastanın karın bölgesi hassastır, vajinadan cerahatli ve sümüğe benzer akıntı gelir.
Rahim iltihabı olan kadınlarda aybaşı kanamaları fazla olur. Bacaklarda ve leğen kemiği bölgesinde ağrı vardır. Bu ağrılar dinlenmekle geçer. Doktora başvurmak gerekir.
Vajinal akıntıların tedavisi
Uzmanlar, birçok kadının kabusu olan ve hayatının her anında karşılaşma riski olması nedeniyle yaşamını deyim yerindeyse cehenneme çeviren vajinal akıntılardan kurtulmak için bitkisel kür tavsiyelerinde bulunuyor. İşte Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’nun vajinal akıntıları önleyici kür önerisi…
Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, kadınlarda sıklıkla karşılaşılan vajinal akıntılara karşı soğan suyu kürü uygulanabileceğini söylüyor. İşte bu kürün ayrıntıları…
1 orta boy beyaz soğanı ( kırmızı ve mor soğan olmaz ) dörde bölün. Önceden kaynatılmış 2 su bardağı klorsuz suya koyarak 5 dakika kaynattıktan sonra içine başka bir şey katmadan öğle ve akşam yemeklerinden önce 1 er bardak suyunu için. Kürü 15 gün uygulayıp sonlandırın.
Soğan kürünü adet döneminde uygulamanın bir sakıncası yoktur. Ancak, etki bakımından en uygun zaman adet bitiminden en erken 7 gün sonra başlamaktır.
Kür uygulandıktan sonra ikinci âdetinizi görmeden 10 gün önce tekrar 5 gün veya 7 gün bu soğan suyu kürünü uygulamalısınız.
Hamile kalmak isteyen bayanlar, soğan suyu kürünü uyguladıktan sonra kuru incir kürünü uygulamalıdır. Her iki kürün aynı anda uygulanmayacağını bilmelisiniz.
Uyarı: Bu soğan suyu kürünü 15 günden fazla uygulamayın.
Bu kürü uygulamaya başladığınızda ikinci günden itibaren akıntılarınızın çözüldüğünü ve ne kadar fazlalaştığını hayretle göreceksiniz.
Bu kür; erken menopoz, çikolata kisti, 3 cm. den küçük miyomlar, adet düzensizliği ve polikistik over şikâyeti olan bayanlar için de mükemmel bir çözümdür. Yumurtalıklardaki kisti tamamen ortadan kaldırmaktadır.
Kadınlarda cinsel isteksizliğin nedenleri ve tedavisi
Yapılan araştırmalara göre, kadınların cinsel yaşamında en çok görülen sorunların başında orgazm bozukluğu geliyor. Ancak bu sorunun önüne geçebilmek için orgazmı psikolojik bir takıntı haline getirmekten vazgeçmek gerekiyor.
Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Halim Hattat, kadınların karşılaştıkları cinsel sorunlarla ilgili merak edilen sorulara cevap verdi.
Kadında ne zaman orgazm probleminden bahsedilir?
Kadın, cinsel olarak uyarılmasına, heyecan duymasına rağmen hiç orgazm olmazsa ya da geç orgazm olursa ‘Problem var’ deriz.
Her seferinde orgazm olmak şart mı?
Her seferinde yaşanmasını beklemek yanlış. İnsanların psikolojik durumu, cinselliğe hazır olmayan ruh hali, iyi konsantre olamama, seks sırasında heyecanı yok eden bir olay, hastalık gibi etkenler bazen orgazmı engelleyebilir.
Ne zaman doktora başvurmalı?
Zaman zaman herkes orgazm olamama sorunu yaşayabilir. Ama problem ısrarlı bir şekilde devam ediyorsa tedavi için doktora gitmek gerekir.
Orgazm problemi yaşla artar mı?
Evet. Vücutta meydana gelen değişimler orgazmların süresi ve şiddetini azaltabilir.
Orgazm bozukluğunun nedenleri neler?
Bozuk aile ilişkileri içinde yanlış, yetersiz cinsel bilgilerle büyüyen ya da çocuklukta cinsel travma yaşayan kişilerde cinsel sorunlara yatkınlık oluşur. Hayatın ileri evrelerinde yaşanan problemler de cinsel sorunlara yol açabilir. Örneğin cinsel başarısızlıklar, depresyon, aldatılma, hamilelik, doğum sonrası ruhsal problemler, yaşlanma ve şiddete maruz kalma kadının orgazm olmasını engelleyebilir.
Erken boşalmayı engellemek
Japonya’da yapılan araştırmalar sonucunda, erkeğin cinsel ilişki esnasındaki performansını artıran yeni bir sprey geliştirildi. Bu spreyin en önemli özelliği ise erkeklerde erken boşalma sorununa çözüm getirmesi.
Sciele Pharma tarafından geliştirilen sprey penisi hissizleştirerek boşalmayı geciktiriyor. Spreyin denemeleri 18-59 yaş arasındaki 500 erkek üzerinde yapıldı.
Araştırmaya katılan erkeklerin ortalama bir dakikada boşaldığı, spreyin kullanımının ardından bu sürenin üç dakikaya kadar çıktığı belirtildi.
Seksten yaklaşık beş dakika önce kullanılan spreyin, üç ay düzenli kullanılması halinde etkisinin yüzde 60 oranında kalıcı olduğu görüldü.
Cinsel gücü artıran bitkiler
Cinsel sorunların ortaya çıkmasında psikolojik faktörlerin önemli ölçüde rol oynadığını söyleyen uzmanlar, şifalı bitki kürleri ile stres nedeniyle yaşanan cinsel isteksizlik sorunlarının üstesinden gelinebileceğini belirtiyor.
İşte cinsel gücü artıran ve cinsel isteksizlik sorununu çözen etkili ve doğal afrodizyak bitkiler…
Bitki çayları
Vücuttaki sıvıların akışını hızlandıran bitki çayları içilince, kan dolaşımı hızlanır, tutkularda ve heyecanlarda artış olur. Enerji seviyesini de yükselten bitki çayları seks yaşamını canlandırır.
Ginseng
Binlerce yıllardır Çin’de ilaç yapımında kullanılan ginseng; hormonal sistemi uyarır, erken yaşlanma sürecini yavaşlatır ve göz ardı edilemeyecek güçler verir.
Rezene
Bilinen en eski afrodizyaklardan olan rezeneden her gün bir parça alınması cinsel gücü artırır. Rezenenin tohumundan çay da yapılarak içilebilir.
Lavanta
Salata ve yemek soslarına konan birkaç damla lavanta, seks hayatını güçlendirir.
Karanfil tanesi
Doğal afrodizyakların en güçlülerinden biri olan karanfil tanesi, yorgunluğa da iyi gelir.
Haşhaş Tohumu
Cinsel performansı artırır.
Polen
Son yıllarda afrodizyak olarak kullanılan polenin yapısında, belli ölçüde testosteron ve diğer cinsiyet hormonları bulunuyor. Ayrıca içerisinde birçok vitamin mineral ve amino asit bulunur.
Düzenli seksin vücuda faydaları
Uzmanlarca yapılan bir araştırmayla düzenli olarak yapılan seksin kalp sağlığından koku alma duygusuna, kas geliştirmekten kemik güçlendirmeye kadar birçok faydasının olduğu tespit edildi.
Belfast Queens Üniversitesi’nde 1000 orta yaşlı erkek üzerinde yapılan araştırmaya göre seksin fizyolojik olarak birçok faydası olduğu kanıtlandı.
1000 erkeğin 10 sene boyunca takip edildiği araştırmada, benzer sağlık durumunda ve yaşta olan erkeklerin ölüm oranları karşılaştırıldı.
1997’de British Medical Journal’da sonuçları yayınlanan araştırmaya göre, daha fazla orgazm yaşayan erkeklerin ölüm oranı diğerlerine göre daha düşük oluyor.
Düzenli seksin faydaları
Araştırmada varılan diğer sonuçlara göre düzenli seksin insan sağlığına faydalı olduğu noktalar şöyle:
Koku alma duyusu
Orgazm sonrası salgılanan prolaktin hormonu beynin koku alma merkezini uyarıyor. Düzenli bir seks bu merkezin düzenli uyarılmasını sağlayarak koku duyusunu geliştiriyor.
Kalp krizi riski
Seks kardiovasküler sağlığı da güçlendiriyor. Araştırma sonuçlarına göre haftada 3 ya da daha fazla kere seks yapan erkeklerin kalp krizi geçirme oranları daha düşük.
Güçlü kemikler, düzgün vücut
Düzenli seks vücuttaki testosteron oranını da artırıyor. Bu hormon kemiklerin güçlenmesini sağlıyor. Seks yapmak aynı zamanda karın, bacak, boyun, ve kalça kaslarını harekete geçiren bir egzersiz olduğu için vücut şekli de forma giriyor. Bir kere seks yapmak ortalama 200 kalori yakıyor. Bu da koşu bandında 15 dakika koşmaya denk.
Ağrı kesici
Orgazm öncesi oksitosin hormonu 5 kat artıyor. Oksitosin de endorfin hormonunu harekete geçirerek migrenden arterit ağrılarına kadar birçok şikâyeti hafifletiyor.
seksin faydaları
Cinsel ilişki esnasında beyinde üretimi aran endorfin maddesi, dopamin ve serotininle birlikte zevk hormonları olarak sakinlik verip tatmin hisleri yaratıyor. Bu özelliğinin yanında seksin acıları azaltma, kalbi çalıştırma, kalori yaktırma gibi birbirinden önemli yararları var. İşte yaşantımızın vazgeçilmezlerinden seksin yararları…
Beş duyu organı, okşanmakla, yemekle, içkiyle uyarıldığında bu duyular doğrudan beyne ulaşıyor. Cinsel ilişki acıları azaltıyor, seks esnasında yaşanan cinsel tatmin acıyı hissetme eşiğini yükseltiyor.
Bu da endorfinin etkilerinden biridir. Gevşetici etkisi, kas çekilmelerinde meydana gelen acıları da hafifletir. Seks kasları gevşetir; okşanmaların yarattığı mekanik etkiyle, haz alınan uyarılmalar vücuda yayılır. Derideki hassas alıcılardan uyarılar iliklere ve beyne taşınır. Beyinden gelen emirle kaslar gevşer.
Cinsel ilişki kan dolaşımını arttırır
cinsel uyarılma sırasında kan akışı cinsel organlarda yoğunlaşır, bir miktar da bütün vücuda yayılır. Arterler önce gerilip zevk anında gevşer.
Seks kalbi çalıştırır
Cinsel uyarının en yüksek noktasında kalp atışı dakikada 110-180′e çıkar.
Ancak bu etki, seksin sporun yerini dolduracağı anlamına gelmez. Çünkü seks kısa sürelidir, daha formda hissettirir.
Sevişme sırasında harcanan kalorinin zayıflatıcı etkisi vardır. 20 dakikalık bir ilişkide 200 kalori kaybedilir. Bu yarım saat tenis oynamakla eşdeğerdir.
Cinsel ilişki kadınlarda âdeti düzenler
Düzgün bir cinsel hayat hormonal dengeyi korur ve âdetin düzenli olmasını sağlar. Düzenli orgazm yaşayan kadınlar kanlarındaki endorfin miktarından dolayı düzenli ve ağrısız adet görürler.
Seks olumlu düşünmeyi sağlar
Orgazm sonucu serbest kalan enerji, olumsuz düşüncelerin ve takıntıların oluşmasını önleyip olaylara olumlu bir bakış açısıyla yaklaşmayı sağlar.
Cinsel ilişki bağırsakları çalıştırır
Cinsel ilişki sırasında karın kaslarının kasılması, derinlere kadar etkisini gösteren bir masaj gibidir. Bunun bağırsaklar üzerinde laksatif etkisi olur.
Depresyon riski daha az
Bir araştırma sonucunda, seks sırasında prezervatif kullanmayan kadınların depresyon geçirme riski, diğerlerine göre daha düşük çıktı. Prezervatif kullanan kadınlarda ise depresyon geçirme riski yüksek çıktı.
Bilim adamları, spermlerle birlikte testosteron ve östrojen hormonlarının da dışarıya atıldığını, bu birleşimin boşalma sonrasında kadının kanına karıştığını tespit ettiler.
Bilim adamları cinselliğin insan sağlığı üzerindeki etkisini araştırıyor. Denekler üzerinde yapılan incelemede sevişmenin özellikle erkeklerde kalp krizi riskini azalttığı ortaya çıktı.