Archive for the ‘Romatoloji’ Category
SARKOİDOZ
Etyolojisi bilinmeyen granülomatöz bir multi sistem hastalıktır. Avrupada akciğer grafisi ile yapılan taramalarda % 30-60 asemptomatik bulunmuştur.
Löfgren sendromu: Bilateral hiler adenopati + poliartrit + eritema nodosum + üveit
Ateş, bitkinlik, artralji, hepatomegali ve yaygın lenf nodu tutulumu ile beraberdir
EPİDEMİYOLOJİ
Avrupada 10-60/100,000
Kuzey Amerikada 3-47/100,000
%80’i 20-50 yaş arasında görülür
Kadınlar > erkekler
Etnik gruplara göre klinik bulgular da farklı
Löfgren sendromu iskandinav kökenliler arasında
lupus pernio afrika kökenliler arasında
kardiak sarkoidoz japonlarda
EPİDEMİYOLOJİ II
HLA ile ilişki konusunda net bir sonuç yok
Çevresel faktörler önemli:
Baharda daha fazla
Zaman ve yer gruplanması
Bazı mesleklerde daha sık (sağlık çalışanları)
Bulaşıcı mı?: kemik iliği ve kalp transplantasyonu yapılan iki vakada görülmüş
Otoimmün bir hastalık çünkü:
Diğer otoimmün hastalıklarla beraber
ANA, RF, hipergamaglobulinemi ve immün kompleksler var
PATOGENEZ
Non-kazeifiye granulomlar:
Merkezde: Antijen, makrofaj, CD4 lenfositler ve epiteloid histiositler tarafından kuşatılmış; çok nükleuslu dev hücreler var
Periferde CD4 ve CD8
Zamanla sellüler granulomlar inaktif fibrotik şekiller olan asellüler, hyalinize silüetler haline dönüşür
Bronkoalveoler CD4 artması Ú hücresel immün yanıtların aktivasyonu
periferik kanda lenfopeni ve anerji Ù immün supresyon
PATOGENEZ II
Kanda gama/delta T hücre oranı artmıştır (CD4+ azalmasına bağlı)
TCR değişken bölgesi oligoklonal özellikte Ú öyleyse yanıt Ag tarafından başlatılıyor
Hastaların % 50’sinde spontan remisyon olmaktadır
Remisyona giren hastaların BAL makrofajları girmeyenlerinkine göre daha fazla TGF-beta salgılamaktadır
KLİNİK BELİRTİLER: Pulmoner sarkoidoz
En sık: nefes darlığı ve kuru öksürük
Balgam ve hemoptizi: ilerlemiş fibrokistik hastalıkta
Akc krepitasyon %20
Parmakta çomaklaşma nadir
Pulm hipertansiyon / korpulmonale %1-4
Akciğer grafisi %90 anormal
Sarkoidozun dönemleri
ve ilk başvuruda görülme sıklığı
0: Normal grafi: % 5-10 oranında ekstratorasik sarkoidozda görülür
I: Bilateral hiler adenopati: % 40-50
II: Bilateral hiler adenopati + interstisyel infiltratlar: % 20-30
III: Yalnızca nonfibrotik interstisyel infiltratlar: % 10-20
IV: Fibrokistik interstisyel akciğer hastalığı: Kötü prognozu gösterir.
Diğer radyolojik görünümler
Miçetomalar = mobil fungus topları: fibrokistik sarkoidozda, daha önce oluşan kistik boşluklarda gelişir
Daha seyrek raslanan diğer görünümler:
büyük keskin sınırlı nodüler infiltratlar
milier görünüm
alveolar sarkoidoz olarak adlandırılan hava bronkogramı veren parça şeklinde hava dansitesi konsolidasyonları olabilir
Pulm bulgular
Radyolojik ayırıcı tanıda:
Wegener granulomatozu
Malignansiler
Mikobakteriel enfeksiyonlar
Fungal enfeksiyonlar
Tomografi: lenfadenopati ve pulmoner infiltratlar için daha duyarlı
Akciğer fonksiyon testleri ile grafiler arasında korelasyon yoktur
Solunum fonksiyon testleri
Dönem I’de % 80 normal
Pulmoner infiltratlar döneminde % 40-70 oranında restriktif değişiklikler:
FVC
FEV1
DLco
Obstrüktif değişiklikler: % 30-50 (bilhassa ileri fibrokistik sarkoidozda)
Bronşial hiperreaktivite artışı
Üst solunum yolları
% 5-10 oranında tutulur
Nazal konjesyon
Epistaksis
Anosmia
Rhinorrhea
Nazal septum perforasyonu
semer burun
damak perforasyonu
Sinüzit
Laringeal sarkoidoz: % 1-5
Seste kabalaşma (disfoni)
Disfaji
Dispne
Stridor ve akut solunum yetmezliği olabilir (nadiren)
Oküler sarkoidoz
Unilateral veya bilateral ant. üveit
Kronik sarkoidozda % 20 kronik üveit
Diğer göz bulguları:
Posterior üveit
Granulomatöz konjonktivit
Korioretinit
Körlükle sonlanabilen optik nörit
Kütanöz sarkoidoz
Eritema nodozum (Löfgren sendromunun bir komponenti): Saç çizgisi, gözkapakları, kulak, burun, ağız, kol ve bacakların ekstansör yüzlerinde
Lupus pernio menekşe renkli plak ve nodüller:
malar bölgeler ve göz çevresinde
kalıcı izler bırakır
Kardiak sarkoidoz
% 5
Tam kalp bloğu
Ventriküler aritmiler
Dal blokları
Ani ölüm
Kardiyomyopati
Supraventriküler aritmiler
Valvüler disfonksiyon
Hepatik sarkoidoz
Ateş, hassas hepatomegali ve kaşıntı vardır
GGT ve alkalen fosfataz beraberce ALT, AST ve bilurubine göre daha çok yükselir
Hepatik sarkoidoz tablosu primer bilier siroza benzer ama antimitokondrial antikora raslanmaz
Eklemlerde sarkoidoz
Artralji sık
Akut, gezici, hareketi kısıtlayan poliartrit (ayak bileği, ayak, diz ve el bilekleri)
Birkaç hafta veya ay sürer
Devamlı artrit kronik sarkoidozlu hastaların %5’inde görülür
Eklem grafilerinde zımba deliği gibi lezyonların yanında kistik değişiklikler gözlenir
Nörosarkoidoz
%5
En sık tek veya iki taraflı Bell paralizisi
daha az oranda: glossofaringeal, oditör, okülomotor ve trigeminal sinir felci… Paralizi kendiliğinden veya steroid ile düzelebilir
Optik nörit bulanık görme, görme alanı defektleri ve körlük
Kafa içi kitle lezyonları
Omurilik bası sendromu (nadir) paraparezi ve hemiparezi
Periferik nöropati (% 15): mononöritis multipleks veya duyusal nöropati
Nörosarkoidoz
Aseptik menenjit
Hidrosefali
Hipotalamik ve hipofizer fonksiyon bozuklukları
Bunların sonucunda
Epilepsi
Başağrısı
Mental değişiklikler
Konfüzyon
Diabet insipid
Eksokrin bezlerde sarkoidoz
Parotid ve lakrimal bezlerin büyümesi ile birlikte sikka sendromu
Heerfordt sendromu:
Ateş
Parotid ve lakrimal bezlerin büyümesi
Üveit
Bilateral hiler adenopati
Akut sarkoidozun seyrek görülen bu tablosu kranial nöropatiler ve bilhassa fasial paralizi ile birlikte olabilir
Sarkoidozda hematolojik bulgular
Periferik lenfadenopati % 20-30 ilk bulgu
Devamlı lenfadenopati % 10
Splenomegali % 5 (genellikle hepatomegali ile daha az oranda hiperkalsemi ile birlikte)
Poliklonal hipergamaglobulinemi % 25
Sarkoid myopati ve Diğer bulgular
Sarkoid myopati:
Nadirdir
Bazen polimyozit tablosu (enzim yüksekliği, proksimal adale güçsüzlüğü)
Adalelerde granülomlar oluşabilir
Diğer bulgular:
Hiperkalsemi (% 2-5): Granulomalardaki epiteloid hücreler ve makrofajların inaktif D vitaminini aktif hale (1,25-dihidroksi vitamin D3) çevirmesine bağlı olarak
Daha sık oranda hiperkalsüri görülür nefrokalsinosis ve böbrek yetmezliği
TANI
Klinik tablo + biyopside kazeifiye olmayan granulomların görülmesi ve diğer durumların ekarte edilmesi:
Tbc
Fungal enfeksiyonlar
Lenfoma
Kronik berilyum hastalığı
Hipersensitivite pnömoniti
Wegener granulomatozu
Biyopsi en kolay ulaşılabilen bölgeden:
Cilt nodülü
Yüzeyel lenf nodu
Lakrimal bez
Nazal mukoza
Konjonktiva
Minör tükrük bezleri)
TANI
Karaciğer ve kemik iliği biyopsisi nonspesifiktir ve ancak diğer tanılar ekarte edildikten sonra tanıyı desteklemek amacıyla yapılabilir
Röntgen (+) ise fiberoptik bronkoskop ile biyopsinin verimi yüksek (% 80-90)
Lenfoma ve intratorasik malignansilerin ekarte edilemediği durumlarda: mediastinoskopik, torakoskopik veya açık akciğer biyopsisi
TANI
Tanısal araştırmalar pulmoner ve ekstrapulmoner tutulumu gösteren testlerle başlatılır
Thallium 201: granulomatöz tutulumun bulunduğu bölgelerde azalmış radyoaktivite
Ekokardiografi
Holter
Endomyokardial biyopsi % 20-30 pozitif
SSS sarkoidozu
Santral sinir sistemi sarkoidozunda periventriküler ve leptomeningeal tutulum (gadolinium enhanced MRI)
Beyin omurilik sıvısında lenfositik pleositoz ve protein artışı
mantar, tbc ve malignan (lenfoma) ayırdedilmeli
Nadiren beyin biyopsisi diğer hastalıkları ekarte edebilmek için gerekebilir
Periferi nöropati ve myopati durumunda EMG ve sinir ileti hızları gerekebilir.
TANI: BAL
Tanı için ipuçları verebilir:
Sigara içmeyenlerde% 90’ında CD4+ oranı artar
(Sağlıklı kişilerde 2 0lan CD4/CD8 oranı hastalarda 3-10)
Viral enfeksiyonlar, hipersensitivite pnömoniti ve pek çok ilaç reaksiyonunda CD8+ lenfositler artar
Serum ACE düzeyleri
Aktif olan olgularda % 40-90 oranında yüksek
Diğer ACE yüksekliği durumları:
Granülomatöz:
kronik berilyum hastalığı
fungal enfeksiyonlar
mikobakteriel enfeksiyonlar
nongranülomatöz hastalıklarda:
Gaucher hastalığı
Hipertiroidizm
Siroz
diabetes mellitus
Hodgkin hastalığı
Gallium-67 sintigrafisinde
Aktif hastalarda akciğer ve mediastinal lenf nodlarında radyoaktif tutulum artmıştır (nonspesifik bir bulgu)
Hastalığın gidişi farklılıklar gösterir
% 50-65 spontan remisyona girer
Akciğer grafisine göre spontan remisyon oranları:
Dönem I % 50-80
Dönem II % 30-60
Dönem III % 20-30
Dönem IV’ te % 5’ten az
Semptomatik ve şiddetli olan ekstrapulmoner tutulumda spontan remisyon olasılığı az
lupus pernio, kemik tutulumu, nefrokalsinoz ve hepatosplenomegalisi olan vakalar nadiren remisyona girer
TEDAVİ: Steroidler
1st-line
Pulmoner ve ekstrapulmoner bulgularda hızla rahatlama sağlar
Hafif olgularda remisyon beklentisi nedeniyle steroidler geciktirilir
Klinik araştırmalarla kesinleşmiş bir steroid dozu henüz yoktur: Genellikle 2-4 hafta 30-40 mg/gün prednizon kullanılıp birkaç ayda azaltılarak 5-15 mg’lık idame dozuna düşülür
Tedavi 8-12 ay sürmelidir… relaps gösteren olgularda yıllarca sürebilir
İnhale steroidler solunum semptomlarını rahatlatabilir fakat ilacın sistemik kullanımının yerini alamaz.
TEDAVİ: Diğer ilaçlar
Methotrexate: steroidlere yanıt alınamayan olgularda… haftalık 10-20 mg… Hepatotoksisite, oportünistik infeksiyonlar, kemik iliği supresyonu ve pulmoner toksisite
Azathioprine: steroidlere yanıt vermeyen olgularda tekbaşına veya mtx’e ilave olarak… 100-200 mg/gün… Kemik iliği supresyonu, gastrointestinal yakınmalar, deri döküntüleri, artralji ve muhtemelen malignansi risk artışı
Ağır olgularda (nörosarkoidoz):
Chlorambucil
Cyclophosphamid
Cyclosporin
Tek başına veya steroidlerle birlikte pentoxifylline (günde 3-4 kez 400 mg)
thalidomide (gece yatmadan önce 100-200 mg)
Özel durumlarda tedavi
Löfgren send:
konstitüsyonel semptomlar ve artralji için NSAID
daha ileri durumlarda steroidler kullanılır; İlaçlara yanıt çok iyidir
Mukokütanöz hastalıkta (lupus pernio, nasal, sinüs ve laringeal hastalık) antimalarial ilaçlar (hidroksiklorokin ve klorokin) ilk tercih …Yanıt oranı % 40-50… 2-3 ay gecikir…
Hidroksiklorokin 200-400 mg/gün (iki ayrı dozda)
Klorokin 6’şar aylık ilaç ve ara verme periodları şeklinde 250 mg/gün dozunda kullanılır.
Anterior üveit lokal steroid ile… posterior üveit, chorioretinit ve optik nörit oral veya intravenöz kortikosteroidler
Özel durumlarda tedavi
Kardiak sarkoidozda
antiaritmik ilaçlar
plante edilebilen defibrilatörler veya pacemaker’lar
kalp yetmezliği için diüretik ve afterload’u azaltan ajanlar
Steroid başlangıç ve idame dozu daha yüksek tutulabilir
Nörosarkoidoz: steroidler daha yüksek dozlarda (60-80 mg/gün) veya pulse tedavisi şeklinde… Genellikle kronik tedavi gerektirir.
Devamlı yüksek KCFT: düşük dozda steroid tedavisi (siroza gidişi engellemek için).
Hiperkalsemi nefrokalsinosis veya akut hiperkalsemik kriz: düşük doz prednizon, klorokin, hidroksiklorokin ve ketokonazol
SİSTEMİK LUPUS ERİTEMATOSUS Klinik Belirteleri
Klinik : SLE’nin her organ sistemi, pek çok değişik yolla etkilenebilmektedir.
Klinik Belirteleri :
- Sistemik ve Çeşitli
- Ateş
- Yorgunluk
- Kırıklık
- Lenfadenopati
- Tekrarlayan spontan düşük
- Prematüre doğum
- Vasküler
- Raynaud fenomeni
- Arteriyel venöz tromboz
- Vaskülit (her yerde)
- Livedo retikülaris
- Dermatolijk
- Malar (kelebek) döküntü*
- Diskoid lezyonlar*
- Fotosensitivite*
- Ağız, genital, nazal ülserler*
- Makülopapüller döküntü
- Pannikülit
- Alopesi
- Subakut kutanöz lupus
- Ürtiker
- Ürtiker / anjioödem
- Palpabl purpura
- Bacak ülserleri
- Reynaud fenomeni
- Renal
- Hücresel attıklar veya glomerülonefrit
- Proteinüri veya membranöz nefropati veya nefrotik sendrom*
- Gastrointestinal
- Pankreatit
- Lupus enteropatisi
- Peritoneal serosit
- Hepatit
- Hepatomegali
- Serolojik
- Otoantikorlar*
- Hipokomplemanemi
- Akut faz proteinlerinde artma
- Hematolojik
- Hemolitik anemi*
- Hemolitik olmayan anemi
- Lökopeni*
- Lenfopen*i
- Trombositopeni*
- Kas-iskelet Sistemi
- Artrit*
- Artralji
- Avaskülr nekroz
- Myosit
- Nörolojik
- Psikoz*
- Nöbetler*
- Depreyon
- Bilişsel bozulma
- Başağrısı
- Serebrit
- Transvers myelit
- Periferik nöropati
- Episklerit veya sklerit
- Kardiyak
- Perikardit*
- Myosit
- Libman-sacks endokarditi
- Pulmoner
- Plevrit*
- Alveolar kanama
- Pulmoner hipertansiyon
- Büzüşen akciğer sendromu
- İntestinal akciğer hastalığı
- Pulmoner emboli
SLE’li hastalarda çeşitli otoantikorlar saptanmış tır. Bunlar hastalığın işaretleridir. SLE’de bulu nan otoantikorlar bölümün sonundadır.
Duyarlı bir tahlil kullanıldığında, SLE hastala rının hepsinde (%99) (ANA) antinükleer anti korlar (+) bulunmuştur.
SİSTEMİK LUPUS ERİTEMATOSUS
SLE etyolojisi bilinmeyen ve çeşitli otoantikor larla güçlü bir ilişkisi olan ve çok sayıda sistemi tutan otoimmün bir hastalıktır. Doku ve hücre hasarı oluşturur.
Epidemiyoloji : Çocuklar ve yaşlılarda dahil ol mak üzere her yaşta, her ırkta ve her cinste görü lür. Ancak %90 kadınlarda ve siyahlarda görülür. 1º akrabalarda risk artışı 15-20 mislidir Doğurganlık dönemi dışında E:K=1:2dir. Vakaların %90’õ doğurganlık çağındaki kadın larda görülür.
Patogenez : SLE’nin kaynağı bilinmemekle beraber artan çalışmalarda elde edilen deliller genetik, immünolojik, hormonal ve olası çevre koşullarının kombinasyonunun hastalığa neden olduğu yönündedir. Penetransın düşük olduğu susceptibilite genleri bulunmasına rağmen hastalığın çıkmaması veya aynı patolojinin farklı genetik özelliklerden oluşabilmesinden anlaşılıyor. SLE otoantikor ve immün komplex lerin alt gruplarının neden olduğu doku hasarlan ması sonucu oluşur. Anormal immün yanıtlar:
- 1. Poliklonal ve antijen spesifik T ve B lenfost hiperaktivitesi ve
- Bu hiperaktivitenin yetersiz düzenlenmesi ni içerir.
İşte bu anormal immün yanıtlar olasılıkla yatkın lık oluşturan genler ve çevre arasındaki etkile şim sonucunda oluşmuştur. Hastalığın ortaya çıkması için birçok hastanın genetik yatkınlığı nın olması yanında muhtemel çevresel faktörle rinde uyarılması gerekir. Birçok etnik grupta, SLE ile ilişkili olduğu en sık gözlenen genetik belirleyici (marker), defektif veya yok lmuş bir sınıf (class) III aleli olan C4AQD’dır. (hastala rın %40-50’sinde gözlenir). Birçok grupta HLA-DR2 veya HLA-DR3 arasında ilişki vardır. Tek gen ilişkisi HLA class II (özellikle DQb) ve SLE’nin alt tiplerini gösteren otoanti korlar arasında vardır. Örneğin Ro/La (SS-A/SS-B)’ye karşı olan otoantikorlar subakut kutanöz lupus ve genellikle DR3 ile geçen belirli DQA ve DQB genleri ile ilişkilidir. FcgR-IIIA farklı etnik gruplarda SLE için predispozandır.
Birçok laboratuvardan alde edilen genom taramaları, kardeşlerde ve akraba ailelerde hastalığın genetik ilişkisinin 1. kromozomdaki iki bölge olduğunu göstermiştir.
- bölge 1q23, FcgR-IIA genini içerir.
- bölge olan 1q41-42 ise poli (ADP-ribozil) polimeraz (PARP) içerir ve bu DNA tamiri ve apoptozda rol oynayan başka bir gendir.
SLE’nin alevlenmesine neden olan çevresel faktörlerin büyük kısmını ultraviyole-A ve Ultraviyole-B oluşturur. Hastaların yaklaşık %70’ inde fotosensitivite vardır.
T-hücresinin yardımı hastalığın tam olarak oluşmasında esastır. CD4+CD8-,SD4-CD8+ ve CD4-CD8- fenotipindeki hücrelerin tümü SLE de otoantikor yapımına yardım eder.
MHC dışındaki genetik faktörler:
- Kompleman
ü Kompleman eksiklikleri (C1q, C1r/s, C4 eksikliği)
ü C2 eksikliği (RR:40)
ü Homozigot C4A eksikliği (null) (populasyonda %1, SLE hastalarında %13-15 (RR:15-20))
ü Heterozigot C4A eksikliği (C4A*Q0): popülasyonda %13-20, SLE hastalarında %35-60 (RR:2-3)
ü MBP gen defektleri: lupus ve enfeksi yon
- FcgR gen defektleri
FcgR-IIA [CD32] (Mo/Mac ve nötrofiller de) IgG2’ye karşı affinite azalması
FcgR-IIIA (NK, Mo): azalmış ekspresyon
- Apoptosis: lpr [Fas] ve gld [Fas-L] Bu mutasyonlar İnsanda henüz saptanamamış (birkaç çocukta gösterilen Fas mutasyo nu lenfoproliferasyon /otoimmünite hariç) Apopto sis önlenince self-reaktif T- ve B- ortaya çıkı yor (periferik toleransın bozulması) Mutant (homozigot) farelerde double negatif T artışı görülüyor.
- Sitokin gen allelleri?
Sitokin gen allelleri: TNF-a, IL-10, IL-6
- Çevresel faktörler
ü Besinler?
ü Kimyasallar?
ü Virüsler:çok araştırlmış ama kesin değil
ü Çocuk yaştaki lupuslularda EBV enfeksiyonu prevalansı artmış
ü Gözlenen etkenler:
ü Hormonlar (estrojenler, androjenler)
ü İlaçlar (procainamid, hidralazin): Tablo gerçek SLE değil
Çevresel faktörlerin suseptibilite genleri ile etkileşerek lupusa yol açtığı olası. Ama belirli bir çevresel etken henüz gösterilememiş. Belli organ spesifik otoimmün hastalıkların aksine (diabet ve multiple skleroz) coğrafik öbeklenme lupusta yok. Gözlenen çevresel faktörler var: güneş ışığında kalan lupuslularda deri döküntü sü hatta sistemik semptomlar ortaya çıkabiliyor; viral ve bakteriel enfeksiyonlardan sonra hasta lık aktive olabiliyor; alınan hormonlarla hasta lık başlayabiliyor (estrojenler). Androjenler supresif etkili.
- Epitope spreading
Epitope spreading olmadan moleküler mimicry düşünülemez. Nükleer antijenler üzerindeki kriptik epitoplara karşı immünizasyon epitopla rın genişlemesine yol açar (anti-Sm U1RNP; anti-Ro anti-La)
- Otoantikorlar
ANA %95 pozitif ve tarama testi. Multivalan olduklarından B-hücrelerini kuvvetle uyarırlar. Antihiston antikorlar spesifik değil: çeşitli romatik hastalıklarda ve drug-induced lupusta. Sm %20-30 pozitif.
AKUT EKLEM ROMATİZMASI
Üst solunum yollarının grup A streptokokal enfeksiyonunun nonpürülan bir komplikasyonu streptokokal enfeksiyon ile ARA kliniğinin oluşması arasında 3 haftalık bir latent period vardır. ARA çeşitli organları tutan bir vaskülit tir. Kalp, eklemler, beyin, deri ve tendonları tutar. Derinin lokalize enfeksiyonlarından sonra (impetigo) görülmez.
Epidemiyoloji:
Görüldüğü yaş: Streptokokal farenjitin sık oldu ğu yaşlarla paralellik gösterir (5-15 yaş) Sosyo ekonomik düzeyi düşük olan toplumlarda (yaklaşık 100-150/100000) gelişmiş toplumlara (0.5-3/100000) göre daha fazla görülür. 1985 yılında ARA prevalansı düşük grupta bulunan Amerika Birleşik Devletlerinde orta ve yukarı gelir düzeyindeki kişiler arasında anamnezle ve serolojik testlerle doğrulanan üst solunum yolu enfeksiyonu olmaksızın görülen vakalardaki önemli artış bakteri virülansının da önemli olduğunu göstermektedir.
Antijenik yapılar
Konakçıya ait faktörler: Streptokokal farenjit geçirenlerin sadece % 2-3’ünde olmaktadır. Tekrarlama olasılığı % 30-70 arasındadır. Ailenin fertleri arasında görülme sıklığı artmak tadır.
Zabriskie etal: B lenfositlerde D8/17 monoklo nal antikoru ile tanımlanan bir alloantijen (%90’a karşılık % 14) HLA klas II ile ilişki bulunduğu gösterilmiştir. (HLA DR2 ve HLA DR4)
Doku zedelenmesinin mekanizması
Moleküler ‘mimicry’
İmmünolojik bir mekanizmayı destekleyen bulgular :
(1)Peptidoglikanların adjuvant ve proinflamatu ar etkisi
(2) A grubu streptokoklarla insan mitral kapağı dokusunda bulunan glikoproteinlerin antijenik benzerliğinin gösterilmesi
(3) M proteinine karşı nötralizan antikorların hastalığa karşı koruyucu etkisinin olması
(4) amino terminalinde çeşitlilik (polimorfizm) gösteren M proteininin çeşitli epitopları ile insan kalp, beyin ve böbrek dokusu arasındaki antijenik çapraz reaksiyonların bulunması.
Deneysel kanıtlar
- Serumda kardiak dokulara karşı antikorların varlığı gösterilmiştir
- Myosine karşı monoklonal antikorlar bazı türlerde myokardite neden olurken (DBA/2 fareleri) bazılarında olmamaktadır (BALB/c fareleri)
- Periferik kan lenfositlerinin in vitro myokard kültür hücrelerinde sitotoksik
- Aynı hastanın homolog serumunun ortama eklenmesi sitotoksik yanıtı engellemekte
Klinik Belirtiler:
Majör belirtiler:
1. Artrit : En sık görülen (% 70) ama en az spesifik olan semptomdur. Büyük eklemleri asimetrik olarak tutar. Gezici özelliktedir. Bir kaç günde geçer. Nadiren kronik ve kalıcı deği şikliklere yol açar. Salisilatlara yanıt çok iyidir.
2. Kardit : %50 olguda görülür. Artritten bir hafta kadar geç çıkabilir. Myokardit ve endokar dit şeklindedir; bazen bunlara perikardit eşlik edebilir (pankardit). Taşikardi myokardit lehine bir bulgudur. Myokardite aritmiler ve blok eşlik edebilir. EKG’de P-R uzaması görülebilir. Endokardit valvülit şeklindedir
3. Kapak tutulumu : Mitral kapak tutulumu %65, aort kapağı ile birlikte %94; tek başına aort kapağı % 6dır. Akut valvulitte yetmezlik, kronik valvülitte ise darlık üfürümü duyulur. Mitral yetmezliğinde: yüksek frekanslı, yumuşak, holosistolik üfürüm Relatif mitral darlığı nedeniyle, düşük frekanslı, orta veya geç diastolik üfürüm eşlik edebilir (Carey-Coombs üfürümü)
Aort yetmezliği: sol üçüncü interkostal aralıkta, ikinci sesin aortik komponenti ile başlayan dekreşendo tarzında erken diastolik bir üfürüm duyulur.
3. Sydenham koresi: Bazal ganglionlardaki kaudat nükleusun inflamasyonu (% 15-30)dur. Latent periodu 3-6 ay bazen 12 aydır. Choreiform belirtiler: istemsiz, amaçsız hare ket ve müsküler inkoordinasyondur. Karakteris tik bulgular:
1) Dilde ‘wormian’ (solucanvari) fasikülas yonlar
2) Kol ekstansiyonunda ellerde ‘spooning’ (kaşıklaşma)
3) Kollar başın üzerine kaldırıldığında ellerin pronasyonu
4) Milkmaid’s grip: muayene eden doktorun parmaklarını tuttuğunda el kaslarındaki irregüler kasılmalar
5) Yetersiz fonasyon (uzun süreli ses çıkaramama)
6) Yukarı doğru vertikal çizgi çizme sırasında dalgalanma olmasıdır.
Hastalar emosyonel yönden labildir, en ufak engelde ağlayarak yanıt verirler. Yakınmalar genellikle geçici olup 2-4 hafta bazen aylarca sürebilir. Kalp bulguları hafif olabilir ve gözden kaçabilir
4. Eritema marginatum :Tipik kaşıntısız bir deri döküntüsüdür. % 2-3 görülür. Ortası soluk çevre eritemli çember şeklindedir. Genellikle gövde ve üst ekstremitelerin birleşme yerinde dir. Sıcakla belirginleşirler.
5. Subkütan nodüller :Çoğu kez kronik roma tizmal karditli hastalarda görülür (% 2-3). Ekstansör tendonlarda Dirsek, PIP eklemler, ayak bileği spinöz çıkıntılar hareketli, ağrısız ve yaklaşık 1 cm çapında olan nodüllerdir.
Minör belirtiler
Nonspesifik olup diğer pek çok hastalıkta da görülürler.
- Ateş
- Artralji
- artmış akut faz reaktanları
- uzamış P-R aralığı
Streptokok antikor testleri
- ASO (antistreptolizin O)
- ASK (antistreptokinaz)
- ASH (antistreptokokal hyaluronidaz)
- Anti-Dnase B
- anti-NADase
- Streptozyme
- Tipe özgü antikor belirlenmesi
- Anti-A karbonhidratı (grup testi)
Karditin tedavisi:
antiinflamatuvar ilaçlar : Hafif ve orta derece deki karditte salisilatlar; 80-100 mg/kg/gün 4 eşit doza bölünerek verilir. 4-8 hafta devam edilip, sonraki 4 haftada azaltılarak kesilir. Pankarditi olanlar tercihan steroid ile tedavi edilmelidir. Prednizon 2mg/kg/gün tek defada verilmelidir (15 gün kadar sürüp sonra 2-3 haftada azaltılarak kesilir. İlacın kesilmesine bir hafta kala steroidin azaltılmasına bağlı nüksü önlemek amacıyla salisilat başlanmalıdır. Teda vi sırasında akut faz reaktanlarının ölçülmesi faydalıdır. Duruma göre digital, parenteral inotropik ajanlar (dobutamin, dopamin, veya amrinon), vazodilatör ilaçlar (kaptopril, enalap ril) ve diüretikler kullanılabilir
Artrit: Kardit olmaksızın artrit salisilatlara çok iyi yanıt verir. 50-75 mg/kg/gün 4 eşit dozda başlanır yanıt alınamazsa 100 mg/kg/gün dozuna kadar çıkılabilir. Tedaviye 2 hafta devam edilip sonraki 2-3 haftada azaltılarak kesilir.
Chorea: Tedavisinde antikonvülsan tedavi kul lanılır (fenobarbital, haloperidol ve valproate)
Antibiyotik tedavisi : Boğaz kültürü ve antikor testleri negatif de olsa bütün hastalar streptokokları eradike edici bir tedavi almalıdır. Penisilin allerjisi olanlarda eritromisin tercih edilen ilaçtır. İ.m.uzun etkili penisilin (benzatin penisilin) karditli olgularda tercih edilir.
Streptokok eradikasyonu için sülfonamidler, trimetoprim ve tetrasiklinler kullanılmamalıdır.
Akut romatizmal ateş geçiren hastalar 21 yaşına kadar 5 yıl süre ile profilaksiye alınmalıdır. Kalp tutulumu olan hastalar bakteriel endokar dit riski de gözönüne alınarak hayat boyu profi laksiye alınmalıdır.